8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/834 E. , 2024/4384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Bingöl ili Merkez ilçesi ... mahallesinde kain 1782,87 m2 yüzölçümlü 108 ada 26 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 03.09.2005 tarihinde 1/3’er oranında hisseli olarak davalılar ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, Merkez ilçesi, ... köyü 108 ada 26 nolu parselin Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu, zilyetlik koşulunun sağlanmadığı iddiası ile davalılar adına yapılan tespitinin iptalini Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davalı 108 ada 26 sayılı parselin etrafının meşe ormanı olduğu, orman toprak ve muhafaza karakteri taşıdığı, ilgili haritalarda orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava konusu 108 ada 26 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tespit ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından taşınmazın niteliğinde hata edilmiş olduğu iddiasıyla temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince hüküm onanmıştır. Hazine bu sefer İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulduğu iddiasıyla Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 15.09.2020 tarihli ve 2020/1845 Esas, 2020/2970 Karar sayılı ilamıyla; ''Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu, en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritaları ve varsa ortofoto haritaları ile kadastro tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve varsa ortofoto haritaları getirtildikten sonra jeodezi ve fotogrametri mühendisi veya bir harita mühendisi bilirkişi ile bir orman yüksek mühendisi ve bir ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılarak, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin hava fotoğrafları, memleket haritaları ve varsa ortofoto haritalarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; orman yasaları karşısındaki durumları tartışılmalı, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, üzerinde varsa ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, hakim ağaç türü, kapalılık durumunu, kullanılan yerlerden ise tasarruf sınırları ile kullanım durumunu da açıklar, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, müşterek, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması gerektiği, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, zilyetliğin türü, süresi belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; sulu-susuz ve davalılar yönünden senetsiz araştırması yapılması gerektiği gözetilmeksizin kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından davacı Hazine vekili ile davalılardan Güler Hatısaru Boldaş'ın karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairenin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Yapılan keşifte düzlük çayır olduğu, üzerinde ağaç ve yapının olmadığı, sınırlarının belirgin olduğu, beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisinin parselin eskiden tarım amaçlı kullanıldığını, ancak 8-9 yıldır ekilmediğini, ancak otlarının biçildiğini, parselin ormanlık olmadığını, şimdi nasılsa eskiden de öyle olduğunu, parselin ...'ın yeri olduğunu, 15-20 yıl önce vefat ettikten sonra çocuklarının Kamil, Kemal ve Aslan'ın yere sahip çıktığını beyan etmiş olmaları, ziraat bilirkişisi raporunda çayır vasfında değerlendirilebileceği, özel mülkiyete konu olabilecek arazilerden olduğu; jeodezi raporunda parselin hava fotoğraflarında taşınmazda imar ihyanın söz konusu olduğu, orman bilirkişi raporunda orman sayılmayan alanlar içerisinde olduğu, tespit malikleri lehine olağanüstü zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine, davaya konu 108 ada 26 nolu parselin kadastro tespitinin tespit malikleri ... ve ...'ın ölü olması sebebiyle iptali ile, parselin 1782,87 m2 yüzölçümü ve "çayır" vasfıyla tespit malikleri ve mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tapuya tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararında; dava konusu 108 ada 26 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tespit ve tesciline karar verildiği, ilgili hükmün yalnızca davacı Hazine vekili tarafından taşınmazın niteliğinde hata edilmiş olduğu iddiasıyla temyiz edildiği, davalı tarafın temyiz talebinde bulunmadığı, bozma kararına uyulmakla Hazine lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tescili gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 günü oy birliği ile karar verildi.