11. Hukuk Dairesi 2011/2922 E. , 2012/9011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/996-2010/1092 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elinde bulunan çeklerin çalındığını ileri sürerek, çeklerin iptalini, ödeme yasağı konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davaya konu 14119 numaralı çek yönünden davanın konusuz kaldığı, diğer iki çekin ibraz edildiği, kayıp çek vasfında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, mahkemece çeklerin bankaya ibraz edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf çeklerin hamili olduğunu, bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız şerhi vurulduktan sonra icra takibinde bulunmak üzere kasasında bulundurduğu sırada çeklerin çalınarak zayi olduğunu iddia etmiştir. Çeklerin, ibrazından sonra dahi kıymetli evrak vasıfları devam ettiği sürece TTK’nun 730. maddesi delaletiyle TTK 669 ve devamı maddeleri uyarınca zayi iptal isteminde bulunulabilir. Bir başka deyişle çeklerin ibraz edilmiş olması zayi iptal davası açılmasına engel değildir. Bu itibarla, mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davacının talebi değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.