11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/2137 E. , 2012/9481 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2010 tarih ve 2009/300-2010/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalıdan 2.500,00 TL borç alarak davalı ile ödünç sözleşmesi imzaladıklarını, temerrüt faizinin sözleşmede aylık %20 olarak yazılmış olduğunu, aldıkları borca istinaden davacı tarafından müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin fazladan 8.400,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek 8.400,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, sözleşme ile belirlenen aylık %20 faiz oranının yasal düzenlemelere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, taraflar arasında düzenlenen ödünç sözleşmesindeki faiz oranlarının akdi faiz olduğu, tarafların kendi hür iradeleri ile yapmış oldukları sözleşmelerde akdi faizi serbest iradeleri ile belirlemelerinin mümkün olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, resmi olarak ikrazatçılık yapan davalıdan ödünç para alımından kaynaklanmaktadır. Dava ile ilgili sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen temerrüt faiz oranı ile sözleşmenin sonunda elle yazılan temerrüt faizinin aylık %20 olduğuna dair faiz oranlarında çelişki bulunup bulunmadığı, davalı ikrazatçının istediği oranda temerrüt faizi talep edemeyeceği ve bunun sınırlandırılabileceği hususu nazara alınarak, takip talebinde davacılardan talep edilen senelik %240 oranındaki faiz miktarının fahiş olup olmadığının da belirlenebilmesi için T.C. Merkez Bankası’ndan devlet ve özel bankaların ilgili dönemlere ilişkin olarak uyguladıkları en yüksek temerrüt faiz oranlarının sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.