6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2011/568 E. , 2011/8328 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Anamur İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı alacaklı tarafından 04.03.2008 tarihinde başlatılan icra takibinde dava konusu taşınmazın 2007-2008 arası bir yıllık kira parası 3.750 TL’nin tahsili ve tahliye isteminde bulunulmuş olup, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından borca ve kira akdine itiraz edilmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında ise kiraya konu taşınmazın davacının miras bırakanından intikal ettiğini, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerektiğini, davacının bu hususu yerine getirmediğini belirtmek suretiyle kira ilişkisini kabul etmiştir. Mahkemece her ne kadar taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olup mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, dava ve icra takibinde bu hususun yerine getirilmediği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu kayıtlara göre taşınmazın müşterek mülkiyete konu olduğu ve davacının müstakil bir payının bulunduğu gözetildiğinde mahkemce yapılan inceleme karar vermeye yeterli değildir. Bu durumda mahkemece tapu kaydı getirtilerek incelenmesi taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olması halinde tahliye ve alacak talebinin ancak tüm paydaşlar tarafından birlikte istenebileceği, paylı mülkiyete tabi olması halinde ise alacağa yönelik olarak her bir paydaşın ayrı ayrı dava hakkı olmakla birlikte tahliye isteminin ancak pay ve paydaş çoğunluğunca yapılabileceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.