Esas No
E. 2021/23189
Karar No
K. 2023/1521
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/23189 E.  ,  2023/1521 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/265 E., 2021/145 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki haksız haciz nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından Bakırköy 8. İcra Dairesinin 2010/18254 sayılı takip dosyasında dava dışı Engin Soysal'ın borcu nedeniyle iş yerinde 24.10.2011 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında kesim pedal makinesinin haczedilerek muhafaza altına alındığını, davacının istihkak talebinin İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/1235 esas sayılı dava dosyasında kabul edilerek menkul malı üzerindeki haczin kaldırıldığını, fakat davaya konu makinenin 06.06.2012 tarihinde satış işleminin gerçekleştirildiğini belirterek, haksız haczedilen ve satışı yapılan menkul malın bedeli ile uğradığı kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 USD ve 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında talebini 17.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile kazanç kaybı talebini172.240,00 TL'sına artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının borcun tamamından sorumlu olduğunun İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/119 esas sayılı kararı ile sabit olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, satış tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesi uyarınca satış tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 03.05.2017 tarihli 2016/13123 esas ve 2017/2412 karar sayılı ilamı ile ''...Dava dosyasının incelenmesinde; davaya konu menkul malın Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin 2010/18254 esas sayılı takip dosyasında 24/10/2010 tarihinde haczedildiği, davacı tarafından davalı alacaklı aleyhine İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1235 esas sayılı dava dosyasında açılan istihkak davasının yapılan yargılaması sonucunda, 21/06/2012 tarihli ve 2012/694 sayılı istihkak iddiasının kabulüne dair kararın verildiği, anılan kararın davacı ... ...'a 23/07/2012 tarihinde tebliğ edildiği ve 07/01/2013 tarihinde kesinleştiği hususunda mahkemece şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Şu durumda, istihkak davasının sonuçlanması ile haczin ve sonucunda yapılan satış işleminin haksızlığı saptanmış olup, mahkemece zamanaşımı başlangıcında satış tarihi olan 06/06/2012 tarihinin esas alınması hatalıdır. İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1235 esas sayılı dava dosyasında kararın davacıya tebliğ edildiği 23/07/2012 tarihinden itibaren İİK'nun 363. maddesi uyarınca temyiz süresi bitimi olan 10 günlük süre sonunun zamanaşımı başlangıcı olarak esas alınması gerekir. Dava konusu olayda 6098 sayılı TBK'nun 72. maddesi uyarınca dava tarihi olan 20/02/2014 tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda dava konusu haczedilen kesim pedal makinesinin rayiç değerinin 20.000,00 TL olarak belirlendiği ve dava konusu makinenin teknik ve hukuki değerlendirmeler sonucunda 24.10.2011-20.02.2014 tarihleri arasında çalışmamış olması karşılığında davacının oluşabilecek kazanç kaybının ise 174.240,00 TL olduğu gerekçesiyle dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile, pedal kesim makinası bedeli için 20.000,00 TL'nin ve pedal kesim makinasının haczedilip işyerinden çıkartılması nedeniyle mahrum kalınan kazanç kaybına karşılık olmak üzere 174.240,00 TL'nin muhafaza tarihi olan 24.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda haksız fiile ilişkin yasal unsurların oluşmadığını, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kar kaybına ilişkin yapılan hesaplamada izlenen yöntemin hatalı olduğunu, hesaplama yapılırken makinenin günlük üretim kapasitesine göre hesaplama yapıldığını, fakat bir makinenin yıllarca her gün en yüksek kapasite ile çalıştığını kabul etmenin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bölüşük kusurunun dikkate alınmadığını, davacı tarafından malın haczinden sonra 20.02.2012 havale tarihli dilekçe ile teminat karşılığında malın iadesinin istenmesi üzerine mahkemece 21.02.2012 tarihinde verilen ara karar ile mahcuz malın değeri kadar teminat yatırılması halinde mahcuz malın davacıya yediemin olarak teslimine karar verildiğini fakat davacının tedbir kararının gereğini yerine getirmediğini, bu nedenle davacının makineyi geri almayarak zararın doğmasına ve artmasına sebep olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerekirken ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız haciz işlemi nedeniyle haczedilen davacıya ait pedal kesim makinesinin bedeli ile bu makinenin çalıştırılamaması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi).

3.Değerlendirme

1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu makinenin karton ambalaj üretiminde matbaa sektöründe kullanılan bir makine olup yapılan teknik değerlendirmede söz konusu makinenin kullanılmışlık durumu ve yıpranma payı da göz önüne alınarak dava konusu olayın gerçekleştiği zaman aralığındaki piyasa rayiçleri ve döviz kurları da göz önüne alındığında talep edilen 20.000,00 TL'nin makul ve kabul edilebilir bir rayiç değer olduğunun belirlenmiş olması ve dava konusu makinenin günlük üretim miktarının, makinenin durma ve bakım süreleri de dikkate alındığında 12 saatlik üretim miktarının ortalama 10.000 adet olduğu ve 10.000 adet üretim karşılığında dava konusu olayın gerçekleştiği zaman aralığında davacının iş yoğunluğu, makinenin çalışma, durma bakım vb. şartları ve piyasa rayiçleri göz önünde tutulduğunda 10.000 adet üretim karşılığında 400,00 TL kazancın makul bir tutar olduğu ve 24.10.2011-20.02.2014 tarihleri arasında makineden elde edilebilecek yaklaşık kazancın 174.240,00 TL olduğunun ve bu hesaplamaların da makinenin haftada 5 gün ve günde 8 saat çalışma yaptığının kabulü ile yapıldığının belirlenmiş olması, dava konusu olayda davacının bölüşük kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektirir bir neden bulunmaması ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/3 üncü maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dâhil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunlu ise de; davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, uyuşmazlığın haksız haciz işleminden kaynaklandığı ve ticari işletmeyi ilgilendirmediği anlaşıldığından yürütülecek faiz, ticari faiz olmayıp yasal faizdir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin ticari faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1 ve 2) numaralı bendinde yer alan “...ticari faiziyle” ibaresinin çıkartılarak yerine “...yasal faiziyle” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog