9. Ceza Dairesi 2023/9923 E. , 2024/3882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasında Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda eylemin aynı Kanun'un 102/1. maddesi kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı verilmesi sonucu Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a,e maddesi uyarınca beraatine dair kararının katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli ve 2021/9078 Esas, 2022/10035 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal zamanı, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, katılan anne ile ablası Fadime'nin anlatımları, tanık ifadeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın markete gelen on beş yaşı içerisindeki mağdureye 'gel seninle bir çılgınlık yapalım' dedikten sonra kolundan sıkıca tutup çekiştirmeye çalışması şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK'nun 103/1-2. cümlesinde yer alan sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103/1,2.cümle, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 105/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 103/1,2. cümlesine göre ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın savunmasında katılan mağdureyi kolundan tutarak çekiştirdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu beyan ettiğine, sanığın mağdurenin yaşını bilmediğine, eğer bilmiş olsa "Gel beraber çılgınlık yapalım" demeyeceğine, sanığın samimi ikrarının hukuka aykırı yorumlandığına, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, cinsel istismar suçunun oluşması için eylemin cinsel haz alma, cinsel arzuyu tatmine yönelik olması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık tarafından çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiğine, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2023/40 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.