11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/163
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13.07.2021
NUMARASI : 2017/836 E. - 2021/637 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.07.2021 gün ve 2017/836 E. - 2021/637 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili, 10.08.2015 tarihinde, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...’ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ...plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığını, ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL geçici iş göremezlik, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 3.000,00 TL efor kaybı tazminatının davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihinden itibaren davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalı sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 14.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 147.482,53 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 3.836,15 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... ve ... vekili, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacıya geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK tarafından ödendiğini, davacıya iş kazası nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının belirli bir mesleği olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından kaza sebebiyle 26.09.2016 tarihinde 17.027,00 TL, 15.08.2016 tarihinde 6.976,71 TL ödeme yapıldığını, kazanın davacı bakımından bir iş kazası olduğunu, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kask kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 26.09.2016 tarihinde 17.027,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği; İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 17.10.2019 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 16.05.2018 tarihli raporda 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının ortopedik arızası nedeniyle %8 oranında sürekli iş göremezliğinin meydana geldiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.07.2020 tarihli raporda 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %4 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu; aynı kurum tarafından düzenlenen 10.12.2020 tarihli raporda ise 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %12.1 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğunun tespit edildiği, aktüerya bilirkişi raporunda davacı için 3.836,15 TL geçici iş göremezlik, 147.482,53 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.836,15-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 147.482,53-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...
Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ve ...' dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; efor kaybı/ ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat talebinin reddine; manevi tazminat davasının kabulüne 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu olayın bir trafik-iş kazası olduğunu, mahkeme tarafından davacıya SGK'ya başvurması için süre verilmediğini, SGK yazısında, olayın iş kazası olarak tespit edildiği, davacının meslekte kazanma gücü oranının %6,1 oranında belirlendiği ve 5510 sayılı yasanın 19. maddesi koşulları oluşmadığından peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığının bildirildiği; ilk derece mahkemesince alınan raporda ise maluliyetin %12,1 olarak tespit edildiğini, maluliyet oranının %10'un üzerinde olduğunu, kaza sebebiyle SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını, maluliyet raporları arasında fahiş fark bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesabında PMF yaşam tablosunun ve %10 artış ve %10 iskonto hesabının uygulanması gerektiğini, davacının koruyucu güvenlik önlemi almaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından karşılandığını, ıslah edilen kısım yönünden alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen kısımlar yönünden ıslah harcının yatırılmasından itibaren faiz istenebileceğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, meydana gelen kazanın trafik-iş kazası olduğunu, mahkemece davacıya SGK'ya başvurması için süre verilmesi gerektiğini, her ne kadar SGK tarafından gönderilen yazı cevabında olayın iş kazası olarak tespit edildiği ancak koşulları oluşmadığından peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı bildirilmiş ise de yargılama esnasında davacının maluliyetinin %12,1 olarak tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince davacıya trafik-iş kazası sebebiyle SGK'ya başvurması için süre verilmesi gerektiği, davacının kurye olduğu ve sipariş teslimine gitmek üzereyken dava konusu kazanın meydana geldiğinin sübuta erdiğini, ilk derece mahkemesince maluliyet oranındaki çelişkinin giderilmesi için ATK 3. İhtisas Dairesinden yeni bir rapor alınması gerektiğini, ATK 2. İhtisas Kurulu raporunda tespit edilen %12,1'lik oranın yüksek olduğunu, aktüerya raporunda poliçe tanzim tarihine göre PMF yaşam tablosu ile %10 artış %10 iskonto hesabının hesaplamaya esas alınması gerektiğini; davacının kask koruyucu kıyafet takıp takmadığı hususu açıklığa kavuşturularak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş olduğunu; geçici iş göremezlik tazminatının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, ilk derece mahkemesince temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu; ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı)
Somut olayda, kazanın meydana geldiği 10.08.2015 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının iş göremezlik oranının bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi isabetli olmamıştır.
İlk derece mahkemesince Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 16.05.2018 tarihli rapor ile İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 27.07.2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapılmasına rağmen, sürekli iş göremezlik oranı bakımından iki rapor arasında çelişki bulunduğundan, bu çelişki giderilerek, belirlenen sürekli iş göremezlik oranına göre aktüerya bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2.İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.07.2021 gün ve 2017/836 Esas 2021/637 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.