11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6852
- Karar No
- 2012/9724
- Karar Tarihi
- 05.06.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
11. Hukuk Dairesi 2012/6852 E. , 2012/9724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2010 gün ve 2008/300-2010/552 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/02/2012 gün ve 2010/10870-2012/2180 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu kredinin müşterisi ve kefilleri olduklarını, hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğine rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak şimdilik asıl alacak, işlemiş faiz ve işlemiş faizin % 5 BSMV' si olmak üzere toplam 49.607,59 TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı banka ile davalılar arasında daha önceden düzenlenen genel ticari kredi sözleşmesi bulunduğu ancak, davaya konu alacak miktarının, davalıların bilgisi dışında davacı banka çalışanı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler neticesinde ortaya çıktığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı iddiası ile bu iddiaları büyük oranda destekleyen ve itibar edilmeyen bilirkişi raporunda her ne kadar kredi çekilen dekont üzerinde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu gerekçesiyle davalıların sorumlu olacağı belirtilmiş ise de salt, dekonttaki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, söz konusu dekonttaki imzanın hile ve benzeri usulsüz yollarla alınmamış olması gerektiği, dosya kapsamında toplanan delillerden bahse konu tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, zira; Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, banka çalışanı ...'nun intihar etmeden önce düzenlediği ve bizzat kendi eli ürünü olduğu tespit edilen "Bana ait kredileri işaretledim" şeklinde not düştüğü 07/01/2007 tarihli kredi fihristinde davalı müşterinin de işaretli bulunduğu, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden sorumlu müdür ve yardımcı diğer personelin haricinde kredi komitesinin varlığı da göz önünde tutulduğunda davacı bankanın mevcut zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.