10. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/1312 ve 2024/1314 Esas numarasında kayıtlı dosyalar ile birlikte incelenmiştir. Dairemizin 20.11.2012 tarihli ve 2012/12466 Esas, 2012/17287 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2024 tarihli ve KD-2024/8040 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/6 Esas ile Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/394 Esas sayılı dosyalarında sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğunun, ilgili dosyalardaki suç ve iddianame tarihleri ile itiraza konu Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/310 Esas sayılı dosyasındaki suç ve iddianame tarihi incelendiğinde hukuki kesintinin oluşmadığının anlaşıldığı, söz konusu dosyaların birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkında 27.07.2011 tarihli suç nedeniyle 08.08.2011 tarihli iddianameyle itiraza konu bu davanın açıldığı, UYAP üzerinden ulaşılan bilgilere göre; 04.07.2011 tarihli suç nedeniyle 16.12.2011 tarihli iddianameyle açılan dava üzerine Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/6 Esas sayılı dosyasında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci ve 52 nci maddeleri uygulanarak 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2015/9621 Esas, 2018/1775 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama üzerine kesinleştiği; ayrıca 23.07.2011 tarihli suç nedeniyle 25.08.2011 tarihli iddianameyle açılan dava üzerine Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/394 Esas sayılı dosyasında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uygulanarak 5 yıl hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün de Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 18.09.2017 tarihli ve 2015/8450 Esas, 2017/4491 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama üzerine kesinleştiği anlaşıldığından; İtiraza konu 27.07.2011 tarihli suç ile kesinleşen davalara konu 04.07.2011 ve 23.07.2011 tarihli suçlar hukuki kesinti oluşmadan işlendiğinden, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle belirtilen davaların birleştirilmeleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, üç ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Sanık ... yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Dairemizin 20.11.2012 tarihli ve 2012/12466 Esas, 2012/17287 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap