11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/8945 E. , 2012/14936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2009/309-2011/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE ve diğer davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Ayder" tanıtıcı işareti ve tescilsiz markası ile içme suyu ticareti yaptığını; davalı şirketin “PUĞAR AYDERE” ibaresinin marka olarak tescili için TPE’ye başvuruda bulunduğunu, bu başvuruya itiraz ettiklerini, itirazlarının önce TPE Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini ancak daha sonra bu karara karşı davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve YİDK tarafından davalı şirketin itirazının kabul edilerek tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa; dava konusu başvurudaki “Puğar” ifadesinin Karadeniz Bölgesi’nde ve Türkiye’nin diğer birçok bölgesinde halk dilinde kaynak suyu, su, su birikintisi anlamlarında kullanılan bir kelime olduğunu, başvurunun 32. sınıftaki “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” v.s emtialarını kapsadığını, “Puğar” kelimesinin su emtiası için ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenlerle değerlendirmenin “Aydere” ibaresi üzerinde yapılması gerektiğini davacı şirketin Ayder ibaresi üzerinde üstün hak sahibi olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu, zira başvuru sırasında müvekkilinin Ankara Bayii olduğunu, davacı şirketin bilgisi dışında iltibas oluşturma niyetiyle marka tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nun 2009-M-3673 sayılı kararının iptaline, davalı başvurusunun tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin başvurusu ile davacının üstün hak iddia ettiği ibarenin birbirine benzemediğini, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Ayder ibaresi üzerinde 32/01.sınıftaki emtialar ile ilgili olarak eskiye dayalı kullanım ile öncelik ve gerçek hak sahibi olduğu,davalın başvurusu ile davacının öncelik hakkı olduğu ibarenin aynı yada ayırt edilemeycek derecede benzer olmasa da davalı başvurusunun ve davacının fiilen kullandığı ibarenin kapsadığı emtialar yönünden aynı veya benzer olduğu ve ilişkilendirme olasılığı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili ve diğer davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE ve diğer davalı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.