Esas No
E. 2010/7325
Karar No
K. 2010/11038
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2010/7325 E.  ,  2010/11038 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... ve davalı vekili Av.... geldiler.Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 16 No’lu parselde davalının diğer paydaşların paylarını 29.3.2007 tarihinde satın aldığını yeni öğrendiğini, satıcıların davalının kız kardeşi ve yeğenleri olup önalım hakkının kullanılmasını engellemek için tapuda satış bedelini muvazaalı olarak yüksek gösterdiklerini, payların değerinin en fazla 15.000 TL olabileceğini, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, 24.3.2009 tarihli cevap dilekçesi ile dava konusu edilen 1 / 2 payın satıcılara miras bırakanları ...’dan intikal ettiğini, bundan sonra taşınmaz üzerinde bulunan marketin yarı hissesinin satıcıların kardeşi ve dayısı olan davalı tarafından 12.8.2005 tarihinde davacıya kiraya verildiğini, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olmasının üzerindeki dükkanın bütünlüğünü bozduğunu, davacının taşınmazın diğer yarısını kullanma hakkını kaybettiğini, bu durumda önalım davası açma hakkının bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını,tapuda bedelin yüksek gösterilmediğini, satış ve dava tarihleri arasında geçen zaman zarfında taşınmazın değerinde artış meydana geldiğini, dava tarihi itibariyle payın değerinin tespiti ile depo edilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, 11.5.2009 tarihli dilekçesi ile de tapuda satıcı görünen ...’ın ve çocuklarının dava konusu edilen payı gerçekte davalıya hibe ettiklerini, bu nedenle satış bedelinin düşük gösterildiğini, bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağını bildirmiştir.

Davalının cevap hakkı HUMK.'nun 195. maddesinde düzenlenmiştir. Davalı, ilk itirazlarıyla birlikte esas dava hakkındaki cevabını ve varsa karşı delillerini, dava dilekçesinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren on gün veya hakim tarafından bir süre tayin edilmiş ise o süre içinde mahkeme kalemine bildirmek ve bir örneğini de davacıya tebliğ ettirmek zorundadır. Aynı kanunun 202. maddesine göre davalı cevap dilekçesinde karşılık dava da dahil olmak üzere bütün iddia ve savunmaları ile sebeplerini birlikte bildirmeye mecburdur. Davalı cevap dilekçesini davacıya tebliğ ettirdikten sonra onun muvafakatı olmaksızın savunma sebeplerini genişletemez ve değiştiremez.

Olayımıza gelince: ... ... Mahallesi 39 ada 16 No’lu parselde dava konusu edilen paylar taşınmazın paydaşlarından ..., ... ve ... tarafından 29.3.2007 tarihinde 25.000 TL bedelle davalıya satılmış, davacı da süresinde açtığı işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı, hakkında açılan önalım davası üzerine 24.3.2009 tarihli cevap dilekçesi ile yukarda özetlenen savunmasını yaptıktan sonra 11.5.2009 tarihli beyan ve delil dilekçesinde dava konusu edilen payın gerçekte müvekkiline satılmadığını, kız kardeşi ve yeğenleri tarafından bağışlandığını ileri sürmüştür.

Davalı vekilinin bu dilekçesi davacı vekiline 12.5.2009 tarihli oturumda tebliğ olunmuş, mahkemece davacı vekiline dilekçeye karşı diyeceklerini bildirmesi için yirmi günlük süre verilmiştir.

Davacı vekili de 1.6.2009 tarihli dilekçesi ile davalının savunmasını değiştirip genişletmesine muvafakat etmediklerini bildirmiştir.

Bu durumda mahkemenin davalının savunmasını değiştirilip genişletilmiş şekli ile değil eski şekli ile incelemesi gerekir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki savunmaları ise dava konusu payın ilişkin bulunduğu taşınmazın paydaşı olan davacının taşınmazda yapılan pay satışı nedeniyle önalım hakkını kullanmasını engelleyecek, ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Davacının taşınmazın paydaşı sıfatı ile önalım davası açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının muvafakat edilmeyen genişletilen ve değiştirilen savunması doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 750 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog