11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/6060 E. , 2012/16573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2003/1007-2010/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların sahibi oldukları işyerinde meydana gelen patlama nedeniyle müvekkiline yangın sigorta sözleşmesi ile sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 5.320 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddin istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen patlamada davalı ...’in bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...’in zarara neden olan işyerinin ortağı olduğunun ispat edilememiş olması dışında patlamaya neden olduğunun da iddia ve ispat edilememiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece mümeyyiz davalı hakkında davanın reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, bu noktada olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.