17. Hukuk Dairesi
KARŞI OY Sayın çoğunluğun davacı M.. U..'ın sigortalı olup, sigorta ettiren olarak ve M.L. Şirketi ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesine muvafakat veya icazetinin olmaması nedeniyle, başlangıçta iki davalı arasında aktedilen sözleşmenin yine iki davalının iradesi ile iptal edilebileceğini, iptalin rizikodan önce olduğunu ve meydana gelen zarardan sorumlu olmayacakları görüşü ile yerel mahkeme kararının bozulması yönünde kanaat bildirmişlerse de aşağıda açıklayacağım nedenlerle bu görüşü paylaşmıyorum. Davacı M.. U.., . pkala sayılı aracı ile davalı M.L. Şirketi adına mal taşımaktadır. Araç üzerindeki kasa-klima-lift M. L.'e aittir. Diğer davalı ise araç, kasa ve klimayı ayrı ayrı teminat vererek ancak aynı kasko sigorta poliçesiyle sigortalayan Map. Sigorta Şirketidir. Poliçede araç için ayrı kasa ve klima için ayrı teminat verilmiş ve riziko halinde kasa ve klima tazminatının M.. L.e ödeneyeceği açıklanarak teminatlar bildirmiş ve prim ödeme planı düzenlenmiştir. Buna göre prim son taksidi 18.03.2010 poliçe vadesi ise 18.10.2009, 18.10.2010'dur. Poliçede sigorta ettiren davalı M.L.Şirketi görülmektedir. Davalı M. L. davacının noterden ihtarına ve davaya verdiği cevaptan ve ibraz ettiği belgelerden poliçe piriminin sigorta ettiren tarafından değil esasen sigortalı davacı tarafından ödendiği görülmektedir. TTK.1270.maddesi hükmüne göre başkası nam ve hesabına (sigortalı lehtar) sigorta yaptırılabilir. Somut olayımızda TTK.1270 maddesinde sözü edilen aktin kuruluşu şekli olarak böyle ise de esasen bu maddenin uygulama alanı olmadığı, olsa bile sigortalının aktin kuruluşuna muvafakat vermediğinden söz edilemez. Davalı M.L. şirketinin verdiği dilekçeler (ihtara cevap ve davaya cevap) ibraz ettiği belgelere bakıldığında, Lojistik şirketi bünyesinde yüzlerce araç olduğu, kendileri adına mal taşıdıkları, böylece kiraladıkları araçlara kasa ve klimaya ait sigorta tazminatlarının kendileri (sigorta ettiren) tarafından alınacağı bu durumu poliçeye işledikleri, araç hasarının ise sigortalı tarafından alınacağı anlaşılmaktadır. TTK.1270 maddesinin irdelenmesinde anlaşılacağı üzere, bu biçimde poliçenin tanzimi ve rizikonun gerçekleşmesinde tazminatı ancak sigortalı isteyebileceğinden kasa ve klima hasarının sigorta ettirene ödeneceği kloz olarak konmuştur. Davacı ve M. L. ile davacı araç malikinin (sigortalı) yaptıkları iş nedeniyle (poliçe vadesinde dahi) zaman zaman alacak-verecek ilişkisine girdikleri, bu hesaplaşmada kasko (hatta trafik sigortası) sigorta poliçesi primi için kesilen bedellerin gösterilmesi buna göre davacıya ödeme yapılması karşısında artık bu poliçenin (aktin) yapılmasına davacı sigortalının icazeti olmadığını kabul etmek mümkün değildir. Diğer yandan sigorta poliçesi incelendiğinde taşıdığı hükümlere göre, davalı ve M. L. sigorta ettiren olarak görülüyor ise de esasen kasa ve klima yönünden sigortalı olarak kabul edilmek görekir. Kasa ve klima rizikodan ve poliçe iptalinden önce 4.4.2010'da sökülmüştür. Bu nedenlerle davalı ve L. Şirketinin, poliçenin iptalini isterken araçla ilgili poliçeden dolayı hiçbir yükümlülüğü ve menfaati olmadığı düşünüldüğünde poliçenin tamamının iptalini isteme yetkisi yoktur. Ancak kasa ve klima ile ilgili kısmının iptalini (kısmi iptal) isteyebilir. (poliçe üzerinde de kısmi iptali yazmaktadır. (Bunun üzerindede durulmamıştır.) Zira kasko sigorta primleri sigortalı tarafından ödenmiştir. Bu nedenle esasen başkası nam ve hesabına sigorta poliçesi düzenlendiğinin kabul edilmesi TTK.1270 maddesi hükümlerinin uygulanması da bu açıdan mümkün görülmemektedir. Yukarıda açıklandığı gibi TTK.1270 maddesinin uygulanmasında prim ödeme dahil tüm yükümlülükler sigorta ettirene aittir. (Bunun aksini göstererek sözleşme, belge verilmediği gibi sigorta primlerinin davacı sigortalı tarafından ödendiği belgelidir.) Davaya konu tazminatın dayanağı sigorta poliçesinin araç yönünden menfaati sigortalanan sigortalının muvafakati olmadan iptalinin koşullarının oluşmadığı poliçenin davacının talebi ile iptal edildiğinin ispat edilemediği, iptal kararının yasa ve genel şartlarda gösterilen usullere uygun biçimde sigortalıya bildirilmediğinden sigorta poliçesinin iptalinin sigortalıyı bağlamayacağından açıkladığım gerekçelerle yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim. Karşı Oy ........
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın