Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6194 E.  ,  2023/6066 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/6194
Karar No: 2023/6066
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) … Birliği
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı … Bakanlığı tarafından, müdahil …'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair … Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin … Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik … Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin … Birliği Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; adı geçen hakkında, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesine E:… sayı ile açılan ceza davası sonunda Mahkemece, … tarih ve K:… sayılı karar ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından beraatine, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf yoluna başvurulması nedeniyle henüz kesinleşmediği, bu durumda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunan adı geçenin avukatlık mesleğine alınması hususundaki kararın kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi yönünde yasal bir zorunluluk bulunmayıp baro yönetim kuruluna takdir yetkisi tanınmış ise de, idare hukukunun genel prensipleri uyarınca idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet ölçütlerine uygun olarak kullanmak zorunda olması karşısında avukatlık mesleğinin mahiyeti ve amacı ile adı geçene isnat edilen suçun niteliği ve ağırlığı birlikte gözetildiğinde, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varıldığından adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair ısrar kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, emsal yargı kararlarının da aynı yönde olduğu, öte yandan müdahil hakkında yürütülen ceza kovuşturmasında bir suçlama hariç diğer suçlardan beraat ettiği, terör örgütü üyeliği nedeniyle verilen mahkumiyet kararının ise halihazırda kesinleşmediği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Müdahil tarafından; dava konusu ısrar kararının mevzuata ve usule uygun olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı halde avukatlık mesleğini yapmasının engellendiği, bu durumun masumiyet karinesini ihlal ettiği, nitekim ceza yargılaması sonucunda hakkındaki suçlamalar nedeniyle beraat ve HAGB kararı verildiği, konuya ilişkin Anayasa Mahkemesinin B.S. (Başvuru No:…) kararında; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a bendinde, devletin güvenliğine , anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan mahkum olmanın avukatlık mesleğini yapmaya engel haller olarak düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği HAGB hükmünün sanık hakkında herhangi bir sonuç doğurmayacağı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı … Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; … Komutanlığı emrinde teğmen olarak görev yapmakta iken 669 sayılı KHK ile görevinden çıkarılan müdahilin … Barosunda yaptığı staj akabinde baro levhasına yazılmasının … Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından uygun bulunması üzerine, … Bakanlığınca müdahil hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından beraat, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılması karar verildiği ve istinaf incelemesinde olan kararın kesinleşmediği, bu kovuşturmanın sonucu ne olursa olsun 669 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık mesleğini icra etmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesi ile adı geçenin … Barosu Levhasına avukat olarak yazılması kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiği, … Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarihli ısrar kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte müdahil hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan ceza kovuşturmasının derdest olduğu, İdari yargı denetiminin, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olduğu, bu halde dava konusu işlem tarihi itibariyle hakkında Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza kovuşturması bulunan müdahilin baro levhasına yazılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bununla birlikte; anılan ceza kovuşturmasına yönelik istinaf incelemesinde verilen bozma kararı gereği yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından müdahilin beraatine, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının, 2 yıldan az olması nedeniyle HAGB'ye karar verildiği ve HAGB kararının 31/03/2023 tarihinde kesinleştiği, beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinin ise hali hazırda derdest olduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından sözkonusu kararlar sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilebileceği tabidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz isteminin reddine,

2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
21.11.2023 ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 2577 sayılı Kanun 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 5271 sayılı Kanun K2577 md.50 K2577 md.49 K1136 md.231 K2577 md.45