11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9727
- Karar No
- 2012/16403
- Karar Tarihi
- 17.10.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
11. Hukuk Dairesi 2011/9727 E. , 2012/16403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2011 tarih ve 2008/2394-2011/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketle 29.06.2008 tarihinde İstanbul/Ankara arası uçak seyahati yaptığını, içinde 2500 TL değerindeki eşya bulunan bagajın kaybolduğunu, davalının kendisine 462,56 TL ödeme teklif ettiğini ileri sürerek, 2500 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olaya Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106. maddesi delaletiyle Varşova Konvansiyonu'nun uygulanacağını, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesi uyarınca bagaj kaybından dolayı sınırlı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 462,56 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2011 tarihi itibariyle 1.540 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 10.02.2011 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek 462,56 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.