11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/10565 E. , 2012/17443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2011/233-2011/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 09.03.1988 tarihli ve 3417 sayılı Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair Kanun uyarınca davalı Banka nezdinde müvekkiline tasarrufu teşvik hesabı açıldığını, bilahare yayımlanan 4853 sayılı Çalışanların Tasarruflarının Teşvik Hesabının Tasfiyesi ve Bu Hesaptan Yapılacak Ödemelere Dair Kanun gereğince açılan hesaplardaki paraların asıllarıyla birlikte belli bir ödeme takvimi çerçevesinde hak sahiplerine ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalı Banka'dan tasfiye gereği tasarruf teşvik hesabındaki anapara ve nemasını talep ettiğinde, kendisine yatırılan primlere göre anaparanın çok az gözüktüğü dolayısıyla herhangi bir tasfiye alacağı olmadığının bildirildiğini, yapılan araştırmada çalıştığı işyerinin tasarrufu teşvik primlerini süresinde davalı Banka'ya yatırdığını ancak bankanın yatırılan paraları hesap sahiplerinin hesaplarına geçirmediğinin ortaya çıktığını, bilgisayar kayıtlarının yenilenmesi sırasında kayıtların kaybolduğunun ifade edildiğini iddia ederek, ödenmeyen tasarruf teşvik alacağı ve nema alacağından 1.955,12 TL'nın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın tasarrufu teşvik kesintileri bakımından tek görevinin aracılık olup bu yönden bir sorumluluğu olmadığından asıl sorumlu olan SGK ve işveren aleyhine davanın ikame edilmesi gerektiğini savunarak husumet itirazında bulunmuş, esas bakımından da davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, davalı ... husumet itirazında bulunmuş ise de, İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2006/373 Esas sayılı dosyasında aynı konuda açılan davanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2009 tarihli ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştiği ve bu durumda davalının sorumluluğunun Yargıtay kararı ile kesinleşmiş olduğu ve işveren tarafından bankaya yatırılan paraların bankanın sorumluluğunda olduğu, davalı Banka'nın işveren tarafından yatırılan kesintilerin akıbetini açıklayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.955,12 TL nema alacağının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.