11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/1975 E. , 2012/17487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
len davada Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2011 tarih ve 2009/241-2011/513 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü hazır bulunan davacı ... ve vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taşınmazı üzerine akaryakıt istasyonu açılması ve bununla ilgili gerekli izin ile ruhsatların alınması konusunda müvekkili ile sözlü olarak anlaştığını, alacağı ücret ve gerekli masraflar karşılığı 7 adet bono verdiğini, bu bonoların müvekkilince ticari ilişkide bulunduğu başka bir kişiye ciro edildiğini, üç ayrı bononun icra takibi aşamasında davalının alacaklı olduğu firmaca ödendiğini, 4 adet bononun yaptığı oyalama sonucu zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin irtibat halinde bulunduğu hamile ödeme yaparak senetleri geri aldığını, icra takibine koyduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu,
İİK’nun 68. Maddesi uyarınca açılan itirazın kaldırılması davasının senetlerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, ayrıca %40 oranında inkar tazminatına hükmedildiğini, senetlerin temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 38.956.92 TL’nin tahsiline ve inkar tazminatının dava sonuna kadar ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoların emlak komisyoncusu olan ve ehil olmadığı bir edimi ifa etmek isteyen davacı tarafından hile ve desise yoluyla alındığını, üzerine düşen edimlerin hiç birisini yerine getirmediğini, bunu ispat etmesinin zorunlu olduğunu, hukuki ilişkinin tellallık mahiyetinde bulunduğunu, tellalık sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiğini, davacı takibinin mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında davalının taşınmazı üzerine benzin istasyonu açılması ve bunun için gerekli işlemlerin yapılması konusunda sözleşme bulunduğu, davacının benzin istasyonu açılması işlemlerini gerçekleştirdiği, daha sonra bu yerin 2006 yılında akaryakıt ve LPG istasyonuna dönüştürüldüğü, iki kademeli işlemin ilkinde davacının katkısının olduğu, ikincisinde bir katkısının bulunmadığı, dava konusu bonoların ödeme tarihleri dikkate alınarak bunların davacıya vekillik hizmeti karşılığı verildiği, mutad ücret niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 38.954.20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.