11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/15189 E. , 2012/17630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2010 tarih ve 2009/193-2010/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve davacı vekiline çıkartılan kararın usulüne uygun tebliğ edilemediği bu suretle temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.un 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “RUBORİL” markasını tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı'nca reddedildiğini, davalı şirketin ret kararına karşı yaptığı itirazın YİDK tarafından kabul edilerek davalı şirkete ait “RUBORİL” ibareli marka başvurusu dayanak gösterilerek müvekkilinin marka başvurusunun nihai olarak reddedildiğini, oysa redde dayanak marka başvurusunun tarihinin müvekkiline ait marka başvurusundan sonra olduğunu, markanın asıl sahibi olan Isis Labaratories şirketinin 11.04.2001 tarihli yetki mektubu ile müvekkiline "RUBORIL" markasını Türkiye'de tescil yetkisi verdiğini, Isis Labaratories ile müvekkili arasında 12.01.1999 tarihinden geçerli 10 yıl süreli tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin "RUBORIL" markasını 2005 yılından beri Türkiye'de kullandığını, davalı şirket kurucusu Kubilay Türkmen'in bir süre davacı şirkette çalıştığını, daha sonra müvekkil şirketin desteği ile davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin "RUBORİL" markalı ürünlerin tanıtımını müvekkili adına yaptığını ve karşılığında komisyon aldığını, daha sonra Isis Pharma ile doğrudan işbirliğine geçtiğini ve müvekkilin sözleşmesi devam ederken "RUBORİL" markalı ürünleri ithalata başladığını, davalının eyleminin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek, 2009-M-2777 sayılı YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "RUBORİL" üreticisi Isis Pharma ile müvekkili arasında 01.07.2007 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin "RUBORİL" markasının Türkiye'deki tek distribütörü olarak atandığını, markayı TPE nezdinde tescil konusunda yetkilendirdiğini, bu marka altında üretilen ürünleri ithal edip, Türkiye'de satışını yaptığını, Isis Labaratories'in "RUBORİL" markası üzerinde hiç bir hakkı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Isis Labaratories tarafından verilen ve markanın Türkiye'deki tescil hakkı ve mülkiyeti devre ilişkin 11.04.2001 tarihli yetki mektubunun distribütörlük sözleşmesi boyunca hüküm ifade edeceği, yetki veren şirketin markanın mülkiyeti üzerindeki hakkını yitirdiği, söz konusu markanın temsilci sıfatı ile davalı şirket adına tescil hakkı bulunduğu bu nedenle iptali istenen YİDK kararında marka mevzuatına aykırı bir husus görülmediği gibi, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.