11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/11744 E. , 2012/17887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2011 tarih ve 2009/152-2011/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, kendi iş yoğunluğu nedeniyle ortağı olduğu davalı şirket içerisinde, ortaklarına güvenerek aktif görev almadığını, şirketin çeşitli bankalardan aldığı kredilere müteselsil kefil olup, eşine ait konutu ipotek olarak verdiğini ve pek çok senede imza atmak suretiyle yükümlülük altına girdiğini, davalı şirketin 2 şubeli bir marketken 18 şubeli bir hale geldiğini, ancak yönetim hataları ve bankalarla anlaşmanın sağlanamaması nedeniyle şirketin mali durumunun kötüye gittiğini, bilinmeyen hukuki ilişkilerle şubelerin tümünün devredildiğini, bir kısmının kapandığını, 30.06.2009 tarihi itibariyle 11.985.122,98 TL olan stokların ortada olmadığının görüldüğünü, bugüne kadar ki icra takiplerinin toplam değerinin yaklaşık 2.690.000 TL olup, şirketin şu anda muhtelif banka, finansal kiralama şirketleri ve alacaklıların haciz baskısı altında olduğunu, mevcut şartlarda şirketin bu haliyle faaliyetini sürdürmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve Elma Gıda Ltd. Şti. vekili, şirketin mahkemeye müracaat edilmeden ortaklar kurulu kararı ile tasfiye kararı alınarak tasfiyeye girebileceğini, bu imkanın halen de mevcut olduğunu, hal böyleyken diğer ortaklarla anlaşılamıyor denilerek dava açılmasının haklı bir sebebi bulunmadığını, şirket hakkında kanuni takipler başladığını ve tüm mallarının haczedildiğini, şirketin tüm şubelerinin fiilen kapanmış ve faaliyetinin durmuş olduğunu, şu an itibariyle mal stoku da bulunmadığını, müvekkillerinin dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunarak, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını istemiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin amacını gerçekleştirme ve sürdürmesini imkansız kılacak ortamın oluştuğu, şirketin kriz nedeniyle tedarikçi firmalardan mal alamaması sonucu cirolarının düştüğü, çek ve senetlerini ödeyemeyecek duruma geldiği, tüm mallarının haczedildiği, tüm şubelerinin fiilen kapatıldığı ve şirketin faaliyetini durdurduğu, elinde mal stoku kalmadığı, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi için yasal ve içtihadi tüm şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...' ın tayinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve tasfiye memuru için takdir edilen aylık ücret ve tasfiye giderlerinin avans olarak davacıdan alınacağının tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.