6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7641
- Karar No
- 2010/11962
- Karar Tarihi
- 02.11.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Hukuk Dairesi 2010/7641 E. , 2010/11962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Mal memurlarının kayyım tayin edilmesine dair 3561 sayılı yasada değişiklik 5793 sayılı yapılan 22.maddesi ile 24.07.2008 tarihinde değiştirilen 2.’nci maddesinde; bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.
Olayımızda; Davaya konu 26304 ada 3 parsele ait tapu kaydında paydaş olan “...”ın soyadları yazılı olmayıp bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Bu durumda adı geçen ...’ın kim oldukları belli ise ilgilisine tapu kaydında isim düzeltilmesi davası açmak üzere uygun bir süre verilmesi, kim oldukları belli değil ise kimliği belirsiz olan bu kişilerin ve hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla 3561 sayılı yasa gereğince kayyım tayin edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu gereklere uyulmadan noksan taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 2.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.