11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/12672 E. , 2012/19066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ümraniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2008/207-2011/572 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin acenteliğini yaptığını, komisyon ücretinin zamamında ödenmemesi üzerine şirkete göndereceği paradan kendi ücretini kestiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkilinin işyerine gelerek komisyon ücretini ödeyeceklerini, hesabından bu parayı kesince senedi iade edeceklerini beyanla davaya konu senedi imzalattıklarını, senet bedeli müvekkilinin şirketten olan alacağından kesildiği ve tediye makbuzu verildiği halde senedin teslim edilmediğini ve takibe konulduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin iptaline ve kötüniyetli davalıdan %40 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu bononun ödendiğine ilişkin beyanları, tediye makbuzunu ve bu belge altındaki imzayı kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiş, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın, başta bizzat parayı alan yetkili olduğunu beyanla ... olmak üzere tüm şirket yetkililerine yemin teklif ettiği, şirket yetkilisi ...'nun yemin ettiği, ancak diğer yetkililer Nuh ve ...'nun ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen yemin etmedikleri, buna göre yemin metnindeki vakıaların olmuş kabul edileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının %40 tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, mahkemece yemin delilinin hatırlatılması üzerine davalı tarafa yemin teklif etmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Birlikte temsilin sözkonusu olduğu hallerde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur. Ancak somut olayda, dosya arasında bulunan Konya Ticaret Sicil Memurluğu yazısından yemin teklif edilenlerin münferiden yetkili oldukları anlaşıldığına göre içlerinden birinin yemin etmesi yeterli olup, mahkemece şirket yetkililerinin tümünün yemin etmediği, bu nedenle yemin metnindeki vakıaların olmuş kabul edileceği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.