11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/14337
- Karar No
- 2012/18410
- Karar Tarihi
- 16.11.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2010/14337 E. , 2012/18410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2010 tarih ve 2009/244-2009/305 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1974 yılından bu yana enerji kabloları üretimi yaptığını, bu tarihten beri “HES” ibaresini ticaret unvanında kullandığını ve marka olarak tescil ettirdiğini, davalının ise aynı ibareyi ticaret unvanında kullandığını, bu durumun müvekkiline ait markalar ve ticaret unvanı ile iltibas yarattığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine, ref’ine, “HES” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine ve 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunun “HES Hacılar”, davalınınkinin ise “HES” ibaresi olduğu, bu anlamda karışıklığı önleyecek ilave getirme şartının kendiliğinden yerine geldiği, tarafların ticaret unvanlarının çekirdek unsurlarının aynı olduğu düşünülse de davalının ticaret unvanının tescili üzerinden 6 yıldan fazla zaman geçtiği, bu haliyle davacının 6 yıl sessiz kaldıktan sonra dava açmasının MK’nun 2. maddesine aykırı olduğu, davacının davalının ticaret unvanından haberdar olmadığını ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.