11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/13402 E. , 2012/19489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2010 tarih ve 2006/760-2010/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 01.03.2002-31.01.2006 tarihlerinde müvekkili şirketin genel müdürü olarak faaliyet gösterdiğini ve 31.01.2006 tarihinden itibaren bu görevinden ayrıldığını, davalı şirket müdürü olarak katıldığı 31.01.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısında 31.12.2005 tarihi itibariyle şirketin kendi yönetiminde 2005 yılı için 313.216,00 TL kâr ettiğini beyan ederek, bu kâr karşılığında kendisine hedef gerçekleştirme primi ödenmesini istediğini, bu istemin şirketin kârlılık durumuna binaen aynı yönetim kurulu toplantısında olumlu karşılandığını, davalıya hedef gerçekleştirme primi olarak 40.000,00 USD karşılığı 54.000,00 TL ödendiğini, ancak daha sonra 2005 yılı kanuni hesapları kapatılırken yapılan incelemede şirketin davalının sunumunda belirttiği gibi kârda değil, tam tersine 70.445,00 TL net zararda olduğunun saptandığını, davalının müvekkili şirkete karşı olan kanuni yükümlülüklerini ihlal etmiş olduğunu ileri sürerek, 54.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hizmet sözleşmesine göre ödenen primin iadesi istemine ilişkin olduğundan davaya bakmanın İş Mahkemesi'nin görevine girdiğini, müvekkilinin davacı ile karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle 03.03.2006 tarihinde işten ayrıldığını, ayrılırken de müvekkiline dava konusu bedelin ödendiğini, bu bedelin sadece hedef gerçekleştirme primi karşılığı olmadığını, ödenmeyen maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatı, vergi iadesi ve müvekkilinin yaptığı başarılı hizmet karşılığı olduğunu, müvekkilinin zaten geçmiş yıllardan prim alacağı bulunduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 31.01.2006 günlü yönetim kurulu toplantı tutanağında da belirtildiği ve teknik bilirkişiler tarafından da saptandığı gibi faaliyet kârının mevcut olduğu, bu durumda zarar söz konusu olmadığından davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı genel müdüre koşulları oluşmadığı halde ödendiği iddia edilen hedef gerçekleştirme priminin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket, genel müdürlük görevini icra eden davalının bu görevinden ayrılmadan önce yönetim kuruluna yaptığı sunumda şirketin kendi yönetiminde kar ettiğini bildirerek, kendisine hedef gerçekleştirme primi ödenmesini sağladığını, oysaki şirketin kar etmeyip zararda olduğunu, bu nedenle davalıya yapılan ödemenin haksız bir ödeme niteliğinde bulunduğunu ileri sürmüştür.
Taraflar arasında 25.12.2002 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmesinin ücrete ilişkin 4. maddesinde yöneticinin yıllık net maktu ücretinin 144.000 ABD doları olduğu, bu ücretin 84.000 ABD doları kısmının 12 ayda eşit taksitler halinde ödeneceği, ücretin bakiyesi 60.000 ABD dolarının ise şirket performans hedeflerine bağlı olarak yöneticiye yıl sonunda bir defada ödeneceği, şirket performans hedeflerine göre yıl sonunda ödeme kriterlerinin yönetim kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmeden ve sözleşmenin uygulanma şekli konusunda bir araştırma yapılmadan şirketin faaliyet karının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünü davalıya ödenen hedef gerçekleştirme priminin yerinde olup olmadığının oluşturmasına göre mahkemece öncelikle taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin değerlendirilmesi ve sözleşmenin devamı sırasında hedef gerçekleştirme primi karşılığı olarak davalıya yapılan ödemeler olup olmadığının araştırılarak, daha önceki yıllarda buna ilişkin ödemeler varsa bu ödemelerin şirketin elde ettiği net kâra göre mi, yoksa sadece faaliyet kârı esas alınarak mı yapıldığı, ödeme kararının ne şekilde verildiği, genel kurul ve yönetim kurulu tarafından bu konuda daha önceden kararlar alınıp alınmadığı, prim ödenmesine dayanak oluşturan hedefin neye göre belirlendiği hususlarının tespiti ile ödemelerin hangi kriterlere göre, ne şekilde yapıldığının tarafların bu konuda gösterecekleri deliller de incelenerek belirlenmesi gerekirken, açıklanan bu hususlar üzerinde durulmadan, prim ödenmesine ilişkin koşullar tespit edilmeden sadece faaliyet kârının varlığına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.