11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14119 E. , 2012/19484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tuzla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 gün ve 2010/676-2010/807 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.06.2012 gün ve 2011/3671 - 2012/10390 sayılı kararı aleyhinde birleşen dava davacısı Hazine vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dışı şirketin tasfiyesine ilişkin olarak davalının da aralarında bulunduğu yetkilileri arasında tarihsiz protokole istinaden davalı adına kayıtlı taşınmazın yarı hissesinin müvekkillerine devrinin taahhüt edildiğini, müvekkillerinin edimlerini yerine getirmesine rağmen taşınmazın yarı hissesinin devrinin yapılmadığını ileri sürerek, davalıya ait taşınmazın yarı hissesinin müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmaz ise lehlerine intifa hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı vekili, müvekkiline ait taşınmazın belediyenin imar uygulamasına tabi tutulduğunu, şuyulandırma sonucu oluşan parsellerde davalıyla paylı olarak tapuya tescilin yapıldığını, bu kararın iptaline karar verildiğini, uygulama ile davalı ile birlikte malik olduğu taşınmazın ortaya çıktığını, ancak dayanağının yok hükmünde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın eski hali iadesine ve eski parsel ve pafta numarası ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair kararın Dairemizin 04.03.2010 tarihli ilamı ile bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra asıl ve birleşen dava yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davalının davalısı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden birleşen davanın davalısı yararına nispi vekalet ücreti hükmedilmesine dair verilen kararın birleşen dava davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.06.2012 günlü ilamıyla onanmıştır. Birleşen dava davacısı Hazine vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen dava davacısı Hazine vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.