11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/16101 E. , 2012/20100 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2007/320-2009/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalılar ... vekili ve Şekerbank Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.12.2012 günü hazır bulunan davacı Asil ... vekili Av.... ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ... 'un davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, ancak daha sonra şirketin devri ile payını da devredip ilişkisini kestiğini, şirketin devrinden önce davalı bankaya teminat ipoteği olarak Giresun ili pafta 13, parsel 64’de kayıtlı büro niteliğindeki 47, 48 ve 50 nolu üç adet bağımsız bölümün üzerinde 14.06.2001 tarihinde 1. derecede 12.000.000.000 TL, 04.06.2002 tarihinde 2. derecede 23.000.000.000 TL değerinde ipotek tesis ettirdiğini, ancak teminata tekabül edecek bir borcu olmadan 29.05.2006 tarihinde şirketi aktifi ve pasifi ile devreden müvekkilinin taşınmazındaki ipoteği fekkedeceğini kabul eden davalı bankanın daha sonra şirketin ortaklarının borcundan dolayı müvekkili aleyhine icra takibi yaparak tüm mal varlığına haciz koydurttuğu için müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkilinin kendi borcu olmayan ve şirketin ortaklarının borcu olan söz konusu paradan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek haksız olarak ödenen 27.950 TL paranın 31.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, müvekkilinin taşınmazındaki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacının müvekkili banka ile Bulut Yapı A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine müşterek ve müteselsil borçlu olarak imza attığını, yine davacıya ait 3 adet büro üzerine ipotek tesis edildiğini, kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, kredi sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinin şirket ile halen devam ettiğini, ipoteğin bu nedenle fek edilemeyeceğini, yapılan ödemenin ipotek miktarından az olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen 2008/334-351 karar sayılı dosyada davacı ... vekili, ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı davada, asıl davadaki taleplerini tekrarlayarak müvekkilinden haksız tahsil edilen 27.950 TL’nın faizi ile davalılardan tahsilini, davalıların şirket lehine verdikleri ipoteklerin fek edilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirket ortağı iken kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu veya kefil olarak imzaladığı, yine şirket borçları için banka lehine ipotek tesis ettiği, bu durumda davacının, şirketin bankaya olan borçları nedeni ile hem şahsen hem de tesis etmiş olduğu ipotek nedeni ile ipotek borçlusu olması sıfatı ile sorumlu olduğu, dava konusu borcu şirket ortağı olması sıfatı ile değil, kefil ve üçüncü şahıs lehine ipotek tesis ettiren şahıs sıfatı ile ödediği, ödemenin hukuka uygun olduğu, yapmış olduğu ödemenin tamamını BK'.nun 496. maddesi gereğince asıl borçlu davalı şirketten talep edebileceği, şirket borçları nedeni ile yapmış olduğu ödemeleri ise anonim şirketler sermaye şirketi olup ortakların koymayı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı sorumlulukları olduklarından davalı şirket ortağı ..., ..., ... ve ...'ndan talep edemeyeceği, davalılar ... ve ...’un ise davacının şirket ortaklığını devrettiği tarihe kadar şirket ortağı oldukları, şirket borçlarından dolayı ortakların şahsi sorumluluklarının bulunmadığı, her ne kadar kredi borçlarının tamamı ödenmiş ise de davacının bir çek yaprağı nedeni ile 3168 sayılı yasanın 10. maddesi gereğince 435 TL’nı ödemekle yükümlü olduğu, bu bedelin davacı vekili tarafından mahkeme veznesine depo edildiği; birleşen davada, davalılar ... ve ...'ın davacının yapmış olduğu ödemeler yönünden herhangi bir sorumluluklarının olmadığı, davacı ile herhangi bir hukuki ilişkilerinin olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden 27.950 TL’nın 31.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...
Yapı A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine, Giresun ili pafta 13, parsel 64 de tapuya kayıtlı 47,48 ve 50 nolu bağımsız bölümler üzerinde bulunan 14.06.2004 tarihli birinci derecede 12.000 TL, yine aynı taşınmazlarda 04.06.2002 tarihli ikinci derecede 23.000 TL değerindeki ipoteklerin kaldırılmasına, davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilen 435 TL çek tazminatının davalı bankaya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalılar ... vekili ve Şekerbank vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; asıl davada dava dilekçesinde ... aleyhine dava açılmadığı gibi, ... da davaya usulüne uygun katılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, ... asıl davada taraf olmamasına rağmen gerekçeli kararda davalı olarak gösterilmesi ve yargılama gideri ve ücreti vekaletten sorumlu olacak şekilde aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.