11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15125
- Karar No
- 2012/21247
- Karar Tarihi
- 19.12.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2011/15125 E. , 2012/21247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2011 tarih ve 2008/1008-2011/963 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine açılan Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/71 sayılı davasında karşı dava olarak 5.798,25 TL navlun ücretinin tahsilini talep ettiklerini, 14.04.2006 tarihinde ıslah ederek dava tarihinden itibaren avans faizi talep etmelerine karşın mahkemece asıl alacaklarının kabul edilmesine rağmen ıslah taleplerinin kabul edilmemesi ve karşı dava dilekçesinde faiz istenmediği gerekçesi ile işlemiş faiz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, asıl alacağın talep edildiği davada faiz talebinde bulunduklarından bu haklarının devam ettiğini ileri, sürerek karşı dava tarihi olan 06.03.2006 ile mahkemenin karar tarihi olan 26.02.2008 tarihleri arası 3.131 TL avans faizinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faiz talebine konu asıl alacağın tamamının ödendiğini, asıl alacak ödendikten sonra faiz talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, asıl alacağın 26.05.2008 tarihinde ödendiği, davacının geçmiş dönem faiz alacağı için 14.04.2006 tarihli dilekçe ile Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunduğu, böylece daha asıl alacak kapatılmadan faiz isteme iradesini ortaya koyduğu, davacının bu eylemi ile faiz isteme hakkının saklı tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.04.2006 ıslah tarihinden itibaren 2.962,19 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağından kaynaklanan faiz istemine ilişkin olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 113. maddesi uyarınca asıl borcun ödenmesi sırasında, feri nitelikte olan faiz hakkının saklı tutulmaması halinde, bu faizlerin talep olunamayacağı hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, navlun alacağına ilişkin ilk davada verilen karar takibe konulmuş ve davacı herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden parayı tahsil etmiştir. Öte yandan, davacı navlun alacağına ilişkin ilk davada ıslah yolu ile faiz talebinde bulunmuş ve ıslahla faiz istemi mümkün iken, mahkemenin bu hususun aksine kararını temyize konu yapmadığı için karar kesinleşmiş ve kesin hüküm oluşmuştur. Kesin hükmün, işbu davanın dinlenmesine engel teşkil edeceği de HUMK'nun 237'nci maddesi gereği olup kesin hükmün varlığının re'sen gözönünde bulundurulması gerekir. Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.