Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/5857
Karar No
K. 2023/8959
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/5857 E.  ,  2023/8959 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2023/5857
Karar No: 2023/8959
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR):

1.… Vakfı Başkanlığı / …

2.… Kaymakamlığı / …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:

Davacı tarafından, … Vakfı Başkanlığı bünyesinde sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak görev yapmaktayken Vakıf Mütevelli heyetinin … tarih ve … sayılı kararı ile sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Bayat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) irtibatı, iltisakı yahut aidiyeti belirlenen ... Derneğinde aktif olarak görev yaptığı tespit edilen davacının mevzuata uygun olarak görevinin sona erdirilmesine dair dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırılığı ortaya konulamayan işlemden dolayı mahrum kalınan parasal hakların da tazmininin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, dava konusu işleme dayanak teşkil eden derneğin KHK kapsamında kapatılan derneklerden olmadığı, derneğin 23/12/2015 tarihli toplantısında alınan fesih kararı ile tüzel kişiliğinin sona erdiği, kendisinin anılan dernekte herhangi bir aktif görevinin bulunmadığı, davanın kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : … Vakfı Başkanlığı bünyesinde sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, Vakıf Mütevelli heyetinin … tarih ve … sayılı kararı ile sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Bayat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun "Tüzel kişilik " başlıklı 4. maddesinde, "Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir." hükmüne yer verilmiştir. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.", .....................

3.maddesinde, "Bu Kanunda öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısına veya bakana bağlı ve T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kurulmuştur. ", Vakıflar" başlıklı 7. maddesinde, bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur. hükmü yer almıştır. 08/06/2011 tarih ve 27958 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/06/2011 tarih ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 34/(3)-c maddesinde, vakıflarda çalıştırılacak personelin nitelikleri ile özlük hakları ve diğer hususlarla ilgili belirlenecek kriterleri görüşmek ve karara bağlamak Fon Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.", 8. maddesinin 1. fıkrasında ; "İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.", 2. fıkrasında; "Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. ...", 9. maddesinde; Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler. İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir." hükümlerine yer verilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde iş mahkemelerinin; 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tâbi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakacağı kurala bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 393. maddesinde, "hizmet sözleşmesinin, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğu, işçinin işverene bir hizmeti kısmî süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmelerin de hizmet sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinde bu Kanunun istisnalar dışında bütün işyerlerine bu işyerlerinin işverenlerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları Personelinin Norm Kadro Standartları, İş Tanımları, Nitelikleri, Özlük Hakları ile Çalışma Şartlarına İlişkin Esaslar'ın 8. maddesinde, personelin yıllık ücretli iznini İş Kanunu hükümleri uyarınca vakıf başkanı tarafından uygun görülen zamanlarda kullanacağı, 16. maddesinde; vakıf personelinin sicil ve disiplin işlemlerinin 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre mütevelli heyetince yürütüleceği, 17. maddesinde; personelin sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesi çerçevesinde mütevelli heyeti kararı ile sistem üzerinden feshedilebileceği, 22. maddesinde; İş Kanunu çerçevesinde vakıf personelinin işvereninin vakıf mütevelli heyeti olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarî dava türleri idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları, idarî eylem ve işlemlerden dolayı açılacak tam yargı davaları ve idarî sözleşmelerden dolayı çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak belirlendiğinden, bir uyuşmazlığın idarî yargıda çözümlenebilmesi için idarî işlem, idarî eylem veya idarî sözleşmeden kaynaklanması gerekmektedir.

Bir sözleşmenin idarî sözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflarından birinin idare olması ve özel hukuk hükümlerini aşan, kamu hukukuna özgü şart ve hükümleri içermesi zorunludur. Bu itibarla, taraflarından biri idare olmakla birlikte, idarî sözleşme niteliği taşımayan sözleşmeler özel hukuk sözleşmesi olduğundan, bu sözleşmelerin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar, özel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerlerince çözümlenir.

Dosyanın incelenmesinden, … Vakfında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin … Vakfı Mütevelli Heyetinin … tarih ve … sayılı kararıyla feshedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki iş sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Davalı ile davacı arasındaki hukukî ilişki hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi olduğundan, taraflar arasında imzalanan hizmet akdinin idarî nitelikte bir sözleşme olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, davanın açılmasına neden olan işlemin davalının yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı İş Kanununa veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tâbi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlerin görüm ve çözümü iş mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan, unvan değiştirilmesine ilişkin tespit ve tazminat istemli davanın görüm ve çözümünde adlî yargı yeri görevlidir. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın adli yargının görevine girdiği hususu dikkate alınmadan, davanın esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.