Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/1048
Karar No
K. 2024/2324
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1048 E.  ,  2024/2324 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/1048
Karar No: 2024/2324
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 01/06/2020 tarih ve 8567 sayılı, "Şehiriçi ve Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı" konulu Genelgesinin 4. paragrafının (a) ve (c) bentlerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin, Anayasa’nın “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesine, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Sosyal Şartı'na aykırı olduğu, Sağlık Bakanlığının görev ve yetki alanına giren bir konuda İçişleri Bakanlığınca yürürlüğe konulan dava konusu düzenlemenin yetki yönünden de hukuka aykırı olduğu, pandemiyle mücadelede gerekli olan tedbirlerin alınması konusunda tek yetkili makam olan Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan, tüm iş yerleri ve iş kollarına göre uyulması gereken kuralları içeren “COVID-19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi” başlıklı düzenlemeye aykırı olduğu, düzenlemenin, kamu sağlığını tehdit eder bir nitelikte olduğu, toplu taşıma araçlarında ayakta yolcu alınmasının COVID-19 pandemisinin yayılmasına etki edeceği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Daha önce çıkarılan 23/03/2020 tarihli Genelge ile bulaş riskini en aza indirmek ve sosyal hareketliliği azaltmak adına tüm şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçlarının (şehirlerarası yolcu otobüsleri dâhil) araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebileceğinin belirtildiği, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda "kontrollü sosyal hayata geçiş" döneminin başladığı, önlemlerin, pandeminin seyrine göre şekil aldığı ve tedbirsizliğe mahal vermeden sosyoekonomik hayatın gerekliliklerinin devamını sağlamayı amaç edindiği, nitekim, hastalığın yayılışı hızının tekrar artmasından ötürü, 08/09/2020 tarih ve 14533 sayılı Genelgeyle minibüs/midibüsler ile koltuk kapasitelerinde herhangi bir seyreltme ve kaldırılma yapılmayan otobüsler gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacağı, şehir içi toplu ulaşım araçlarında ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyeceğinin bildirildiği, dava konusu düzenlemenin Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberiyle uyumlu olduğu, konunun her bir ilin özgün koşulları altında değerlendirilmesi gerektiği, bu doğrultuda il ve ilçe hıfzıssıhha kurullarının yetkilendirilmesinin yerinde olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 01/06/2020 tarih ve 8567 sayılı, "Şehiriçi ve Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı" konulu Genelgesinin 4'üncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır. İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar.

Dava konusu edilen Genelgenin, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri göz önüne alınarak, Covid-19 küresel salgını ile yapılan mücadelede kontrollü sosyal hayat sürecine geçilmesi esnasında yayınlanan "Kent İçi Ulaşım Araçları, (Minibüsler, Dolmuşlar, Halk Otobüsleri, Belediye Otobüsleri ve Diğerleri) ile ilgili alınması gereken önlemler", "Personel Servis Araçlarıyla İlgili Alınması Gereken Önlemler" ve "Karayolu Taşımacılığı, Demiryolu Taşımacılığı, Demiryolu Yolcu Taşımacılığı ile İlgili Alınması Gereken Önlemler" e ilişkin rehberlerin uygulanmasında ortaya çıkacak olan tereddütlerin giderilmesi, yolcu taşıma kapasitesi, koltuk sayısına göre alınacak araca alınacak yolcu sayısı, aracın içerisinde oturma ve ayakta seyahat etme kuralları ile ilgili olarak yapılan açıklamaların ilgililere duyurulması amaçlarıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Belirtilen bu duruma göre; memleketin sağlık şartlarını düzenlemek ve kişilerin sağlığına zararlı bütün hastalıklarla mücadele etmek üzere, 1593 sayılı Umumi Hıfsızsıhha Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve pandeminin seyrine göre tedbir alınmasına yönelik hükümlere uygun olarak yayımlanan genelgenin iptali istenilen kısımlarında hukuka ve kamu yararına aykırı bir husus bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Dava, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 01/06/2020 tarih ve 8567 sayılı, "Şehiriçi ve Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı" konulu Genelgesinin 4. paragrafının (a) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 27. maddesinde; "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar." hükmü, 72. maddesinde; "57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur: Dahilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi." hükmü, 77. maddesinde; "Sari ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği mahallerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin tasvibiyle bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimalar tahdit veya menolunabilir." hükmü, 261. maddesinde; "Bütün eğlence mahalleri, tiyatro, sinema, bar ve gazino ve kahve ve emsali yerler ve halkın bir arada toplanmasına mahsus sair umumi mahaller ve hamamlarda halkın sıhhatini vikaye ve selametini temin için riayeti lazım gelen tedbirler mahalli belediyelerce neşrü ilan olunur. Bu tedbirlere kısmen veya tamamen riayet edilmiyen mahallerde her türlü içtimalar menedilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava konusu edilen Genelgenin (a) bendinde, " davalı idarenin 23/03/2020 tarih ve 5823 sayılı Genelgesinin tüm şehir içi çalışan toplu taşıma araçlarında ve personel servislerinde araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50'si oranında yolcu kabul edilebileceği yönündeki talimatının yürürlükten kaldırılması" şeklinde, (c) bendinde ise, Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinin "Kent İçi Ulaşım Araçları (Minibüsler, Dolmuşlar, Halk Otobüsleri, Belediye Otobüsleri ve Diğerleri) ile İlgili Alınması Gereken Önlemlerin "14.2-Yolcular İçin Alınması Gereken Önlemler" başlıklı kısmının 4. fıkrasının "Araçlara koltuk sayısı kadar müşteri alınabilir, ayakta yolcu alınmamalıdır. Karşılıklı dörtlü koltukların iki koltuğu kullanılmalı, yüz yüze gelinmeyecek şekilde çapraz olarak oturulmalıdır. Farklı özelliği veya niteliği olan diğer araçlarda oturma kuralları ve sosyal mesafeye göre düzenleme yapılmalıdır." hükmünün uygulanması kapsamında madde metnindeki "Farklı özelliğe veya niteliği olan diğer araçlarda oturma kuralları ve sosyal mesafeye göre düzenleme yapılmalıdır." istisnasına ilişkin uygulamanın ise il/ilçelerdeki toplu taşıma hatlarının niteliği (metro, metrobüs, tramvay vb.), toplu taşıma için kullanılan araçlarının niteliği (ayakta ve oturarak yolcu taşıma kapasiteleri), ayakta yolcu taşımaya uygun araçların toplam taşımadaki oranı ve benzeri hususlar göz önünde bulundurularak ayakta yolcu taşınıp taşınamayacağı, ayakta yolcu taşıma ağırlıklı toplu taşıma araçlarında (metro, metrobüs, körüklü otobüs vb.) güvenli mesafe kurallarına uymak koşulu hangi oranda/sayıda ayakta yolcu alınabileceğinin il ve ilçe hıfzıssıhha kurullarınca alınacak karalar ve konulacak kurallar doğrultusunda belirlenmesi" şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Uyuşmazlığa konu Genelgenin, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri göz önüne alınarak, Covid-19 küresel salgını ile yapılan mücadelede kontrollü sosyal hayat sürecine geçilmesi esnasında yayınlanan "Kent İçi Ulaşım Araçları, (Minibüsler, Dolmuşlar, Halk Otobüsleri, Belediye Otobüsleri ve Diğerleri) ile ilgili alınması gereken önlemler", "Personel Servis Araçlarıyla İlgili Alınması Gereken Önlemler" ve "Karayolu Taşımacılığı, Demiryolu Taşımacılığı, Demiryolu Yolcu Taşımacılığı ile İlgili Alınması Gereken Önlemler"e ilişkin rehberlerin uygulanmasında ortaya çıkacak olan tereddütlerin giderilmesi, yolcu taşıma kapasitesi, koltuk sayısına göre alınacak araca alınacak yolcu sayısı, aracın içerisinde oturma ve ayakta seyahat etme kuralları ile ilgili olarak yapılan açıklamaların ilgililere duyurulması amaçlarıyla çıkarıldığı görülmektedir.

Davalı idare tarafından verilen savunmada, daha önce çıkarılan 23/03/2020 tarih ve 5823 sayılı Genelge ile bulaş riskini en aza indirmek ve sosyal hareketliliği azaltmak adına tüm şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçlarının (şehirlerarası yolcu otobüsleri dâhil) araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebileceğinin belirtildiği, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda, kontrollü sosyal hayata geçiş döneminin başladığı, alınan önlemlerin, pandeminin seyrine göre şekil aldığı ve tedbirsizliğe mahal vermeden sosyoekonomik hayatın gerekliliklerinin devamını sağlamayı amaç edindiği beyan edilmiştir.

Bu durumda, Covid-19 küresel salgınıyla mücadeleye yönelik olarak, daha önce şehiriçi ve şehirlerarası yolcu taşımacılığında öngörülen tedbirlerin, salgın seyri, sosyal hayat ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, salgın riski ile temel hak ve hürriyetler arasındaki dengenin sağlanması amacıyla, söz konusu tedbirlerin bir kısmının kaldırılması ve yeniden düzenlenmesi, dolayısıyla anayasal bir hak olan seyahat hürriyetine getirilen kısıtlamaların kaldırılması ve iyileştirilmesine ilişkin olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 02/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.