11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil toplama talepleri reddedildiğinden adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca, uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligat yapılamadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması hâlinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese aynı Kanun'un 35 nci maddesine göre tebliği gerektiği nazara alındığında; dosyadaki uzlaştırma raporu ve eklerinin incelenmesinde, katılanın sanık ile edimli olarak uzlaşmayı kabul ettiği halde, uzlaştırmacı tarafından uzlaştırma bürosu aracılığı ile sanığın bilinen en son adresi yerine başka bir adresine davet mektubu gönderildiği, yapılan tebligatın sanığın tanınmıyor olması sebebiyle bila tebliğ döndüğü, sanığın kayıtlı MERNİS adresinin olmaması ve aramadan da sonuç alınamaması üzerine mahkemece tarafların uzlaşamadığı şeklinde usulsüz uzlaştırma raporuna istinaden karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sanığa, ulaşılamaması halinde vekaletnamesinde dosya içerisinde bulunan vekaletname içeriğine göre uzlaşmayı kabul ya redde yetkili olan sanık müdafiine usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/326 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın