Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5657 E. , 2023/9232 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Fatih ilçesinde bulunan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24/11/1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 02/07/2020 tarih ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, Ayasofya Camiinin yönetiminin, 22/06/1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 35. maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilerek ibadete açılmasına ilişkin 10/07/2020 tarih ve 31181 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 10/07/2020 tarihli ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanı kararının kaldırılması istemiyle 25/07/2020 tarihinde yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Danıştay Onuncu Dairesinin 02/07/2020 tarih ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, davanın halen derdest olduğu, söz konusu karar ile Bakanlar Kurulu'nun müzeye çevirme yönündeki kararının iptal edildiği, Ayasofya'nın cami olarak kullanılması gerektiği yönünde kararda hiçbir ifadenin bulunmadığı, bu kararın Ayasofya'nın eski statüsüne döndürülmesine gerekçe olamayacağı, Ayasofya'nın 1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine eklendiği, dava konusu kararın Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi ile getirilen yükümlülükleri ihlal ettiği, Ayasofya'nın kullanımının toplumun belli bir kesimine özgülendiği, özgürlüğünün olumsuz etkilendiği ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davacının subjektif dava ehliyetinin bulunmadığı, davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yargı kararının gereklerinin yerine getirilmesini teminen işlem tesis edildiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :İstanbul İli, Fatih İlçesinde bulunan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24/11/1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 2/7/2020 tarihli ve E:2016/1615, K:2020/2595 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden, Ayasofya Camiinin yönetiminin 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 35'inci maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilerek ibadete açılmasına ilişkin 10.07.2020 tarih ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanı kararının kaldırılması talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. " hükmüne; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir. … Derneği tarafından, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması amacıyla Başbakanlığa yapılan 31/08/2016 tarihli başvurunun Başbakanlığın bağlı kuruluşu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünce reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin dayanağı olan Ayasofya Camii'nin müzeye çevrilmesine ilişkin 24/11/1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davada İstanbul İli, Fatih İlçesinde bulunan Ayasofya Camiinin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24/11/1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 2/7/2020 tarihli ve E:2016/1615, K:2020/2595 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden ve bu karar da temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden Cumhurbaşkanınca yargı kararını yerine getirmek üzere gereğine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının bu kararın kaldırılması istemli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADIN Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : … Derneği tarafından, Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılması istemiyle Başbakanlığa yapılan 31/08/2016 tarihli başvurunun, Başbakanlığın bağlı kuruluşu olan Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğünce reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin dayanağı olan Ayasofya Camii'nin müzeye çevrilmesine ilişkin 24/11/1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 02/07/2020 tarih ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı kararı ile "Bu durumda, Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan Vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususlar dikkate alınmaksızın Ayasofya'nın cami olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesiyle anılan Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
Bu karar da temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. 10/07/2020 tarih ve 31181 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 10/07/2020 tarihli ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Ayasofya Camiinin yönetiminin, 22/06/1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 35. maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilerek ibadete açılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından söz konusu kararın kaldırılması istemiyle Cumhurbaşkanlığına yapılan 25/07/2020 tarihli başvurunun, cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, davacının subjektif dava ehliyetinin bulunmadığı, davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk Devleti olduğu;
125.maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne yer verilmiştir 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri kurala bağlanmıştır. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun ''Genel Başkan'' başlığını taşıyan 15. maddesinde, partiyi temsil yetkisinin genel başkana ait olduğu; kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisinin, genel başkana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği parti mercilerine ait olduğu kurala bağlanmıştır.
Davacı siyasi partinin, kendi tüzüğü doğrultusunda ülke çapında kamu menfaati ve yararı için faaliyet göstermek üzere teşkilatlanmış bir tüzel kişilik olduğu göz önüne alındığında; hukuka ve kamu yararına aykırı bulunduğu iddiasıyla uyuşmazlık konusu Bakanlar Kurulu kararına karşı açtığı işbu davada subjektif ehliyetinin olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davalı idarenin aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Uyuşmazlık incelendiğinde, İstanbul ili, Fatih ilçesinde bulunan Ayasofya Camii'nin müzeye çevrilmesine ilişkin 24/11/1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 02/07/2020 tarih ve E:2016/16015, K:2020/2595 sayılı kararıyla Ayasofya'nın "vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı" gerekçesiyle iptal edildiği, söz konusu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından, yukarıda aktarılan mevzuat kuralları uyarınca, kesinleşen yargı kararının gereğinin gerekçesi de dikkate alınmak suretiyle yerine getirilmesini teminen tesis edildiği anlaşılan 10/07/2020 tarihli ve 2729 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının kaldırılması istemli başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.