7. Ceza Dairesi
İkinci kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı ... hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5.maddesi uyarınca 601,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına dair Giresun Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 30/06/2008 tarihli ve 508545 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kabulü ile idari para cezası tutanağının iptaline, ehliyetin itiraz edene iadesine ilişkin Dereli Sulh Ceza Mahkemesinin 04/05/2010 tarihli ve 2009/99 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.04.2011 gün ve 19915 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve KYB. 2011/175507 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun İncelenmesi" başlıklı 28.maddesinin son fıkrasında yer alan, "İkibin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenleme karşısında, Dereli Sulh Ceza Mahkemesince verilen kabul kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2010 tarihli ve 2010/588 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede, Muterize ikinci kez alkollü araç kullanmak eyleminden dolayı idare tarafından uygulanan idari para cezasını müteakip, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına da yine idare tarafından karar verilmiş olunması karşısında,5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8.maddesinde yer alan, "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." şeklindeki düzenleme ile Uyuşmazlık Mahkemesinin sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğuna dair 06/03/2006 tarihli ve 2006/7 esas, 2006/27 sayılı kararı nazara alındığında, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun esastan incelenerek kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Dereli Sulh Ceza Mahkemesinin 04.05.2010 gün ve 2009/99 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 30.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Kanun yararına bozma yolu olağanüstü bir kanun yolu meselenin bir başka şekilde Çözümlenmesi mümkün ise bu yola başvurulamaz. Görevsizlik konusunda uyuşmazlık olduğunda bu konunun çözümü müşterek yüksek Mahkemece ya da uyuşmazlık mahkemesince çözülebilir. Mahkemece yanlış Görevsizlik kararı verilipte müşterek yüksek mahkemece bu konu kabul gördüğünde Dahi dava Yargıtay'a ve Danıştay'a geldiğinde yanlışın düzeltilmesi mümkündür. İzah edilen nedenlerle kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabul kararına katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın