Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/12762
Karar No
K. 2023/7109
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12762 E.  ,  2023/7109 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/12762
Karar No: 2023/7109
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU :

Davacı tarafından, 26/04/2017 tarihinde yolda düşmesi üzerine başvurduğu … Devlet Hastanesi acil servisinde kalçasındaki kırığın tespit edilememesi nedeniyle daha sonra uygulanmak zorunda kalınan kalça protezinden kaynaklı olarak engelli hale geldiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına karşılık 100,00 TL maddi ve 400,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, tıp eğitimi müfredatına göre acil serviste görevli bir pratisyen hekimin kalçasındaki kırığı tespit etmesi gerektiği, elle hazırlanmış olan tıbbi belgede ortopedi kontrolü önerildiği belirtilmesine rağmen dijital ortamda bulunan tıbbi belgede ortopedi kontrolü önerildiğine ilişkin bir not olmadığı, acil servise mesai saatleri içerisinde başvuru yapıldığı göz önüne alındığında, yönlendirilmesine rağmen ortopedi polikliniğine başvurmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, noter onaylı tanık beyanlarında da ortopedi kontrolü önerilmediğinin belirtilmiş olduğu, ortopedi muayenesi yapılması gerekiyorsa önerilerle taburcu edilmesinin de hatalı olduğu, konsültasyon mekanizması işletilerek ortopedi muayenesi yapılmasının gerektiği, bilirkişi raporunun doktorun sözlü ifadesi ve sonradan değiştirilmesi mümkün tıbbi belge esas alınarak, dijital ortamda düzenlenmiş olan tıbbi belge ve noter onaylı tanık beyanları göz ardı edilerek ve tıp eğitimi müfredatına göre kırığın tespit edilmesinin pratisyen hekimin görevi olduğu ile konsültasyon yapılmasının gerekip gerekmediği hususları değerlendirilmeksizin hazırlanmış olması nedeniyle hükme esas alınamayacak nitelikte olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve müdahil tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2.Davanın reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) - KARŞI OY :

Dava; davacı tarafından, 26/04/2017 tarihinde yolda düşmesi üzerine başvurduğu … Devlet Hastanesi acil servisinde kalçasındaki kırığın tespit edilememesi nedeniyle daha sonra uygulanmak zorunda kalınan kalça protezinden kaynaklı olarak engelli hale geldiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına karşılık 100,00 TL maddi ve 400,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Olayda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan … Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli alanında uzman üç öğretim üyesi tarafından düzenlenen 27/08/2019 kayıt tarihli raporda, "Femur boyun kırıkları tüm yaş gruplarında tanı ve tedavi sürecinde komplikasyonlara açık kırıklardır. Hastanın erkek cinsiyette olması, 60 yaşın altında olması, minör bir travma hikayesi olması, belirsiz fizik muayene bulguları ve ayrışmamış görünümdeki grafi bulgularının mevcut olması bu olguyu pratisyen bir hekim tarafından tanınamama ihtimali yüksek bir hale getirmektedir. Pratisyen bir hekimin ilk muayene bulgularına göre kırığı fark edememesi söz konusu olabilir. İlgili olgulara örnek olabilecek literatürde yer alan vakalar mevcuttur. Bu olasılığı göz önüne alarak ilgili pratisyen hekim hastaya ilk değerlendirme ve tedavi önerileri ile birlikte ortopedi hekimi kontrolü de önermiştir, bu durum hasta dosyasında not olarak belirtilmiştir.

Femur boyun kırıklarının tedavisi tüm yaş gruplarında ve kırık evrelerinde karmaşıktır ve kesin kurallar içermez. Tedavi seçeneğine karar verirken yaralanma zamanı, kırığın deplasman miktarı, hastanın yaşı, aktivite düzeyi, ek hastalıkları gibi pek çok parametre göz önüne alınarak osteosentez ya da artroplasti kararı verilir. Avasküler nekroz ihtimalini en aza indirmek için erken cerrahinin önemli olduğu görüşü hakim ise de son zamanlarda cerrahi zamanlaması ile avasküler nekroz ihtimali arasında bir ilişkinin olmadığını öne süren yayınlar mevcuttur. Deplase olmamış kırıklarda osteosentez ile başarı elde ihtimali daha yüksek olsa bile bu kırıklarda dahi tespit sonrası avasküler nekroz ve artroplasti ihtiyacı meydana gelebilir. Total kalça artroplastisi sonrasındaki hastanın yakınmaları ve hayat kalitesini bozan durumlar kalça artroplastisine özgü komplikasyonlardır ve femur boyun kırığı ile ilişkilendirilmemelidir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

Bu haliyle, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda davalı idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı ve davacıda meydana gelen zarar ile kusur atfedilen tıbbi işlemler arasında kesin bir illiyet bağının kurulamayacağı belirtildiğinden, davacıya maddi tazminat ödenmesi koşulları oluşmamış olmakla birlikte; davacının, kalçasındaki kırığın … Devlet Hastanesi acil servisine başvurduğunda tespit edilmiş olması halinde engelli hale gelip gelmeyeceği hususunda şüphe ve endişeye düşecek olması nedeniyle uğramış olduğu manevi zararının, makul bir manevi tazminata hükmedilmek suretiyle karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.50 K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.