4. Hukuk Dairesi         2023/3825 E.  ,  2024/4962 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1322 E., 2023/341 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/447 E., 2020/331 K.

Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2009 tarihinde davacı müvekkilinin davalıların saldırısına uğradığını, bu saldırı neticesi ağır yaralandığını ve kalıcı şekilde malul olduğunu, ceza mahkemesince sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu kaza sonrası yaşadığı fiziksel ve ruhsal sorunlar nedeniyle çalışamadığını, tüm görüntüsünün değiştiğini, sol kolunu kullanamadığını, sol gözünün görmediğini, maddi manevi büyük sorunlar yaşadığını, büyük acılar çektiğini, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini iddia ederek, maddi tazminat istemi yönünden açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ceza mahkemesince verilen kararın kesinleştiğini, bu kararda haksız tahrik nedeniyle cezadan indirim yapıldığını, bu yargılamada da bu hususun dikkate alınmasını, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan maluliyet nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, zamanaşımının olayda gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2017/447 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda davalılar tarafından davacıya zarar verildiği ilgili ceza mahkemesi kararı ile sabit olup bu doğrultuda davacı hakkında dosyamız kapsamında aldırılan 19.07.2019 havale tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Oranı Tespit Yönetmeliği hükümleri gereğince davacının; dava konusu olay nedeniyle, iyileşme sürecinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde başka birinin yardımına muhtaç olmadığı, %44 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik doğrultusunda başka birisinin bakımına sürekli muhtaç olmadığı hususunda değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacının uğramış olduğu saldırı nedeniyle oluşan ve davalılardan tazminini talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 345.275,11 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının 1.751,11 TL olduğu yönünde hesaplama yapıldığı, davacı vekilince de bu miktarda ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmış, İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/433 esas, 2015/664 karar sayılı ilamlarında davalılar lehine 1/3 oranında haksız tahrik indirimi uygulandığından somut olayda da bu husus nazara alınarak bilirkişi raporunda belirlenen ve davacı vekili tarafından ıslah edilen bedel üzerinden 1/3 oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir...." gerekçesi ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 231.350,84 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davanın manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu, ceza mahkemesince müvekkili lehine haksız tahrik indiriminin tazminatlara uygulanması gerektiğini, SGK tarafından maluliyet sebebiyle maaş bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece, ceza mahkemesince davalı lehine uygulanan haksız tahrik indiriminin hesaplanan tazminattan indirildiği, Kartal Sosyal Güvenlik Müdürlüğünce davacıya kalıcı maaş, geçici iş göremezlik gelirinin bağlanmadığının bildirildiği ve hesap bilirkişi raporunun bu doğrultuda tanzim edildiği anlaşıldığından bu yönlere değinen davalı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir..." gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; haksız tahrike ilişkin olarak yeterli indirim yapılmadığını, SGK'dan maluliyet nedeniyle maaş alıp almadığının araştırılmadan karar verildiğini, maddi ve manevi tazminatın fahiş belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların davacıya yönelik haksız fiilleri neticesi davacının yaralanması ve malul kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 54 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece haksız tahrik indirimi oranında tazminattan indirim yapılması, hak ve nesafete uygun manevi tazminata hükmedilmiş olmasına göre davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
20.05.2024 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Kanun