2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Davacıların müvekkili banka ile ----------Ş. arasından imzalanan 12.10.2010 tarih ve 937.500,00TL limitli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi için ayrıca ---------- adına kayıtlı --------- İli, --------- ilçesi, --------- Mah, -------- Pafta,---------- Ada, ---------- Parsel, ---------- Kat, --------- Nolu Bağımsız Bölüm ipotek olarak alındığını, imzalanan kredi sözleşmesinde kefillerin bizzat yükümlenmiş oldukları limit kapsamında kredi kullandırıldığını, dolayısıyla kredi kullandırımında yasal hiçbir usulsüzlük olmadığını,Dava dilekçesinde belirtilen 26.01.2012 tarihli dilekçede davacılar vermiş oldukları ipotek üzerinden kredi kullandırımı yapılmamasını istediklerini, bu istem tek taraflı bir beyandan ibaret olup müvekkil bankayı bağlayıcı bir yanının olmadığını, müvekkil banka ipotekleri bütün borçların teminatı olarak süresiz tesisi edildiğini, ipotek verenin tek taraflı bir beyanı ile ortadan kaldırılması mümkün olamayacağını, kefalet kefilin limit kapsamında borcu temin etmesidir. Bu teminatın da tek taraflı bir beyanla ortadan kaldırılması mümkün olmadığını, müvekkili bankaya verilen dilekçede kefaletten çekilme yönünde bir istem söz konusu olmadığını, sadece verilen ipotek üzerinden kredi kullandırılmaması istendiğini, temin ettiği borç bitmeden ipoteğin fekki söz konusu olamayacağını, dolayısıyla hukuki dayanaktan yoksun davanın reddedilmesi gerektiğini,İpotek ile kefalet krediyi temin eden ayrı ayrı teminat olduğunu, bazı kredilerde ipotek veren ile kefiller farklı kişiler olmakla birlikte, bazı kredi sözleşmelerinde ise ipotek veren aynı zamanda kefil olarak bulunduğunu, bu durumda ipotek malikinin, kredi ilişkisinde ipotek borçluluğu ve kefalet olarak ayrı ayrı sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla kefaletin sona ermesi ipotek borçluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, ipotek borçluluğunun sona ermesi kefaleti ortadan kaldırmayacağını, davacılardan ----------- kullandırılan kredide hem ipotek borçlusu hem de kefil olarak bulunduğunu, dolayısıyla borç bitmediği sürece ipotek borçlusu olarak sorumluluğu devam ederken diğer davacı ---------- ile birlikte kefaleti de limit kapsamında devam ettiğinden bahisle davanın reddi istemiştir. Asıl dava ---------- E. Sayılı dosya yönünden ilk karar : Mahkememizin -------- E.- --------- K. Sayılı 24/01/2018 tarihli kararı ile ; "1-Davacıların kefaletlerinin devam ettiğinin belirlenmesi ile kefaletten dönüldüğünün tespiti ve buna bağlı olarak borçlu olmadığının tespitine ilişkin taleplerinin REDDİNE,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap