4. Hukuk Dairesi

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/68753 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 28.09.2018 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 5.100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 339.931,81 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporunu dikkate almak suretiyle davanın kabulüne, 339.931,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; uzlaşma sağlanmış olduğu için davanın reddi gerektiğini, davacının sürücü belgesinin olmaması ve emniyet kemeri takmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılan hesaplama gerçek zararı yansıtmadığından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda aktif dönem hesabının 65 yaşına kadar yapılmasının ve mağdurun askerlik yapacağının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeksizin verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşma nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğunun sona ereceği yönündeki kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.09.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, 28.09.2018 tarihinde çift taraflı trafik kazası gerçekleştiği, İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekili ile davalı sürücü arasında herhangi bir ödeme olmaksızın uzlaşmanın gerçekleştiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun ( CMK) 253/19 uncu maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması halinde, "soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır" hükmü gereği sürücü ......, ...ye rücu imkanı bulunan sigorta şirketi aleyhine tazminat davası açamayacağı, davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu, bu sebeple davanın soruşturma aşamasında tarafların uzlaşması sebebiyle tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden maddi tazminat davasının CMK'nın 253/19 uncu maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. 18.10.2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap