7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî incelenmeksizin iade, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz yoluna tabi olduğu; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ise; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi'nin, davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenerek temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin olduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suça konu eşya ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil vasıtasına el konulmadığı, bu nedenle bahse konu eşyalar hakkında iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de suça konu eşya ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi ile ilgili karar verilmemesi karşısında, bahse konu eşyalarla ilgili temyize konu bir hükmün bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar ..., ... ve ... hakkında gerekli şartlar oluşmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğine, kaçak eşya ile suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, kararın aleyhe olan tüm hükümlerine yönelik re'sen gözetilecek nedenlerle bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...'nun temyiz sebepleri; dosyada somut bir delil bulunmadığına, diğer sanıkların atfı cürüm nitelindeki beyanlarından başka aleyhte delil bulunmadığına, soruşturma aşamasındaki ifadesinin baskı altında alındığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine; Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, lehe hususların dikkate alınmadığına, cezanın orantısız olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ...'in temyiz sebepleri; olay tarihinde iddianamede belirtilen hususların kısmen doğru olduğuna, araçlar geçtikten sonra kendisine verilen parayı iade ettiğine, iyiniyeti ve sosyo ekonomik durumunun nazara alınması gerektiğine, ceza indirimlerinden en üst seviyede faydalanması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine; sanık ... müdafiin temyiz sebepleri, sanığın kaçakçılık fiilini işlediğini gösteren hiç bir belge, bilgi ve araç yakalamasının mevcut olmadığına, asker olan sanık ile diğer sanıkların baskı altında verdikleri ifadelerin geçersiz olduğuna, cezanın hatalı hesaplandığına, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın suçun nitelikli hallerinden dolayı cezalandırılamayacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine ve e'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; tarafsız olmayan asker olan tanıkların beyanıyla mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın ast-üst ilişkisi içerisinde kendisine verilen emirleri uyguladığına, sanığın sorumlu olmadığı bir alanda olayın gerçekleştiğine ilişkin olup duruşmalı olarak yapılacak temyiz incelemesi neticesinde hükmün bozulması talep edilmiştir. 5. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suçla ilgisinin olmadığına, gerekçeli kararda iddianamede belirtilen cümlelerin aynısına yer verildiğine ve başka bir delile dayanılmadığına, karakoldaki ifadesinin baskı altında verildiğine, cezanın fahiş olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına İlişkin Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verilen Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Sanıklar ..., ..., ..., Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii ve Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Kaçakçılığa konu akaryakıtın, kaçakçılığı önlemekle görevli olan üç kişiden fazla fail tarafından gümrük kapısı dışından yurda sokulması şeklindeki kabule göre, sanıklar hakkındaki eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1, 3/1-2, 4/2 ve 4/4. maddeleri kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddi nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(d) bendi gereği 15 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü dikkate alınarak yapılan incelemede; Sanıkların askerlik yükümlülüklerini yerine getirdiği hudut karakolunda görevli üst rütbeli komutan tarafından sanıklar ... ve ... arasında hudut kapısından kaçak biçimde geçirilen araçlardan elde edilen gelir ile ilgili konuşmanın duyulması üzerine başlayan soruşturma kapsamında; karakolda görevli olan dava dışı askerlerden M. Y. ve A. C.' ye ne olduğu sorulduğunda onbaşı rütbesindeki sanık ...'nun kendilerini nöbetleri devam ederken kahvaltıya göndererek yerlerine sanık ... ile dava dışı ...'yı bir saatliğine nöbet yerinde görevlendirdiği, tanık H. İ. ye sorulduğunda ise nöbeti devam ederken sanık ... tarafından kendisinin ve ...'nın yerine sanık ...'in ve dava dışı ...'in görevlendirildiği, beyanlara göre 52 adet akaryakıt yüklü aracın huduttan kaçak biçimde sanıklar ..., ..., ... ve ... ile dava dışı ... ve ... tarafından geçirildiği ve araçların geçişinden elde edilen 3.500 TL'nin sanıklar ..., ... ve dava dışı ... tarafından rızaen teslim edildiği anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1, 4/2, 4/4. 4/6. maddelerine muhalefet suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 279. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanıklar ..., ... ve ... Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadelerinde ve Hâkimlik sorgularında üzerine atılı suçu ikrar etmişlerdir. Sanık ...'ın Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesi alınmamıştır. Sanıklar Mahkemedeki savunmalarında ise; üzerlerine atılı suçu inkâr etmişlerdir. Van Askeri Savcılığının 2009/407 Esas sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma neticesi 23.01.2009 tarihli İddianame/Görevsizlik Kararı ile bu davanın sanıkları hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve suçu bildirmeme suçlarından görevsizlik kararı verilip, yine bu davanın sanıkları hakkında rüşvet almak suçundan ve birlikte eylem işleyen diğer sanıklar ... ve ... hakkında ise 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve rüşvet almak suçlarından Askeri Mahkemeye ayrıca kamu davası açılmış olması, hükmün gerekçesinde suç konusunun ne olduğuna dair bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi iddianamede yazılı hususların aynen tekrar edilmesi karşısında; aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesindeki zorunluluk bakımından söz konusu dosyanın akıbetinin araştırılması, kesinleşmiş ise dosya aslı getirtilerek incelenmesi, kesinleşmemiş ise kaçakçılık suçu yönünden birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına İlişkin Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Sanıklar ..., ..., ..., Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Sanık ... Müdafii, Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın