11. Ceza Dairesi
Sanık müdafiinin 21.07.2007 tarihli dilekçesiyle 06.07.2010 gün 2010/92-96 sayılı ek kararı temyiz ettiği anlaşıldığından anılan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü: 11.06.2010 gün 2010/92-96 sayılı asıl hükümde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek "adli emanetin 2002/216 sırasında kayıtlı suça konu sahte bononun dosyada delil olarak saklanmasına" hükmolunmuş ise de, bu emanet numarasının dosya ile bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle Emanet Memurluğunun talebi üzerine 06.07.2010 günlü aynı sayılı ek kararla adli emanetin 2005/133 sırasında kayıtlı suça konu bonoların delil olarak dosyada saklanmasına karar verilmiş olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin asıl kararın 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, asıl karara bağlı olarak verilen söz konusu ek kararın da temyiz yeteneği bulunmadığı cihetle, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2. maddesi uyarınca başvurunun, itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın