11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2014 tarihli ve 2013/640 Esas, 2014/933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2018/2474 Esas, 2020/4208 Karar sayılı kararı ile eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu kapsamına girdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/337 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı ve 62 nci maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve 2021/35679 Esas, 2022/7251 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı suçun basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli ve 2022/374 Esas, 2023/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı ve 62 nci maddeleri ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğince 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. Sanığın itirazı üzerine Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı ve 62 nci maddeleri ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğince 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR: 1. Sanığın, trafik kuralı ihlali sebebiyle idari yaptırım uygulanması sırasında katılan ...'in bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdanı ibraz ederek katılan adına trafik ceza tutanağı düzenlettirdiği, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan da kamu davası açıldığı ancak mahkemesince kurulmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/232 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap