11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli kararı ile sanık ... hakkında hakkında dolandrıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası,43,52,53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/24059 Esas, 2017/24125 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli, 2018/328 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandrıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası,43,62,52,53 üncü maddeleri gereğince maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların haklarında daha önceden verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı diğer sanıklar ile birlikte hareket ederek iş birliği halinde müştekiyi 0533 654 58 75 numaralı telefonundan aradıkları, arayan kişinin kendisini polis memuru olarak tanıtıp, babanızın küçük bir imza işi var dediği, babasının da yanında olması gerektiği belirtilerek babasının da telefon numarası istediği, adınıza teröristler tarafından para çekilmiş, teröristlerin birinin yakalandığı, diğerinin de yakalanacağı, onların yakalanması için yem atması gerektiği şeklinde ikna ederek, ATM den para yatırması sağlandıkları, Hacı Nabi Mah. Tekel Caddesi üzerinde bulunan İş Bankası ATM sinden 5.372 TL nin tek seferde yatırılmasının sağlandığı, ayrıca elde bulunan 3.311 TL paranında Bafra İş bankasından aynı hesap numarasına yatırılmasının sağladıkları bu şekilde gelişen olayda sanıkların aynı kasıt altında eylemlerini birden fazla gerçekleştirdikleri iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. . IV. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Ancak, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal edilerek haksız menfaat temin edilmiş olması gerektiği nazara alındığında; katılan anlatımları ile ilk derece mahkemesinin kabulüne göre; kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak haksız menfaat temin eden şahısların, katılan ile telefon görüşmesi yaparken, görüşme boyunca telefonun açık kalmasını, katılanı kesintisiz bir şekilde hileli hareketlere maruz bırakarak iradesinin sakatlanmasını, görüşme boyunca katılanı bankaya yönlendirerek banka hesabına para gönderilmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, söz konusu olayda eylem fiili kesintiye uğramadan haksız menfaatin elde edilmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma yerinin bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarında TCK’nin 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftaki "3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 312 gün adli para cezası" ile aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftaki "6.240,00 TL adli para cezası" ibarelerinin çıkartılarak yerine sırasıyla "2 yıl 6 ay hapis cezası ve 250 gün" ve “5.000.TL" ibaresinin yazılması suretiyle suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın