11. Ceza Dairesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 26/18 sayılı kararında da açıklandığı üzere; gerek yüze karşı gerek yoklukta verilen hüküm ve kararlarda başvurulacak yasa yolu süresi, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunlu olup, yerel mahkemenin 23.12.2008 tarihli kararında, yasa yolu başvuru mercinin ve şeklinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterilmediği cihetle, sanığın öğrenme üzerine yaptığı 20.01.2010 havale tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 01.02.2010 gün ve 2007/101 esas, 2008/2354 karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Hüküm fıkrasının 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta maddi hata sonucu yanlış yazılı “52/2” ibaresinin “53/2” şeklinde, “5267” ibaresinin ise “5237” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap