11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine yapılan yargılama Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/71 Esas, 2019/699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 2 yıl hapis ve 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, sigorta hastanesinde temizlikçi olarak çalıştığını söyleyip, katılanın evini kiralamak istediği, katılanın evin boya ve mutfak tezgahının yaptırılması ve yıllık 2.000,00 Türk lirası kira bedeli ödenmesi talebini kabul edip, katılana ait evi kiraladıktan sonra, katılanın tanıdığı olan şahıslara parasını daha sonra vereceği vaadiyle evi boyatıp, evin mutfak tezgahını yaptırarak, ayrıca oğlunuda hastanede işe yerleştireceğini söyleyerek katılanda güven tesis etmek suretiyle, hileli hareketlerle aldattığı katılandan 29.05.2012 tarihinde toplam değeri 3.700,00 Türk lirası olan beş adet koyunu parasını evin kira parası ile birlikte 01.06.2012 tarihinde ödeyeceği vaadiyle aldığı ve ardından katılanın telefonlarına cevap vermeyip, haksız şekilde elde ettiği menfaati de iade etmediği iddiası ile kamu davası açıldığı, katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaştırma sağlanamadığı, katılanın beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Hükümde tekerrüre esas alınan Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/18 Esas, 2008/195 Karar sayılı ilâmına konu dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak, 19.02.2020 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeni ile davanın düşmesine karar verildiği anlaşıldığından belirtilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın tekerrüre esas Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2004 tarihli, 2003/322 Esas, 2004/458 Karar sayılı ilâmına konu dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılmakla; bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 31.05.2019 tarihi ile uzlaştırmanın başarısız kaldığı 11.06.2019 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/71 Esas, 2019/699 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı bölümden "Rize Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/18 esas, 2008/195 karar sayılı ilâmıyla verilen 1 yıl hapis cezasının 01/06/2009 tarihinde kesinleşip, 30/12/2010 tarihinde infaz edildiği ve infaz tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde yeni suç işlenmiş olmasından dolayı" ibarelerinin çıkarılarak, yerine sırasıyla "Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2004 tarihli, 2003/322 Esas, 2004/458 Karar sayılı tekerrüre esas olduğundan" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün ise çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Üye ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap