Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde davalı taraf adına tescilli tasarımlar yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığından, harcı alem olduğundan, uzun yıllardır tekstil sektöründe üretilen, satılan, tüketicisi kadınlar tarafından 20- 30 senedir giyilen ürünler olduğundan, davalının tescili hem hukuka aykırı, hem de tekstil sektöründe harcı alem ürünler için tekel oluşturmaya çalıştığından kötü niyetli olduğunu, davalı adına ..., ... ve ... tescil numarası ile Türk patent nezdinde tescilli tasarımların bu nedenlerden ötürü hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın ..., ... ve ... tescil numarası endüstriyel tasarım tescil belgesine bağlı bulunan gömlek, giysi, bluz ürünleri yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığını, mezkur ürünler piyasada bilinen ve uzun yıllardır kullanılan, özgün olmayan harcı alem ürünler olduğunu, bilindiği üzere bir ürünü endüstriyel tasarım tescil belgesine bağlatabilmek için ürünün yeni, yani dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış ve ayırt edici nitelikte olması, yani bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer tasarımların böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasında belirgin farklılıklar bulunması gerekmekte olduğunu, ancak davalı ürünleri ne yenidir ne de ayırt edici nitelikte olmadığını, davalı ürünlerinin bilgilenmiş kullanıcısı kadınlar olduğunu, kadınların günlük hayat ve iş hayatında çok çok uzun yıllardır kullandığı bluz gömlek ürünleri davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde tescil edilmiş olduğunu, huzurdaki dava bilirkişi incelemesine dahi ihtiyaç duyulmadan davalı ürünlerinin hükümsüz kılınabileceği nitelikte olduğunu, her gar dolapta bu giysilerden çok uzun yıllardır bulunmakta olduğunu, her tüketici eşinden, annesinden, teyzesinden, kızından, televizyon programlarından, dizilerden, filmlerden, mağaza vitrinlerinden, internet mağazalarından, sosyal medyadan dolayı bu ürünlerin yeri olmadığını bilebilmekte olduğunu, birçok tekstil firması bu ürünleri çok çok uzun yıllardır üretmekte satmakta olduklarını, mahkeme bilirkişi incelemesini gerekli görür ise tekstil mühendisi bir kadın bilirkişi atanarak tasarım olduğu ileri sürülen giysiler üzerinde yapılacak yenilik incelemesi ise giysilerin harcı âlem olduğu kolaylıkla tespit edileceğini, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarım tescil belgesinde bulunan bluz isimli ürünler yeni ve ayırt edici olmadığını, bu ürünlerin aynıları uzun yıllardır bir firma tarafından üretilip satılmış olsa da bir kısım örneklerini dosyada karşılaştırmalı olarak sunma Bilirkişinin harcı alemlik açısın inceleme yaparken sektör bilirkişisi olması nedeni ile sadece sunduğumuz ürünler ile sınırlı kalmaksızın inceleme yapmasını talep ettiklerini, dosyada karşılaştırmalı olarak davalıya ait hukuka aykırı şekilde tescil edilmiş giysi ürünlerinin yeni olmadığını gösterir, eski tarihli kataloglardan alınmış fotoğraflar aktarılmakta olduğunu, Katalog asılları delil listemiz ile birlikte sunulacak olduklarını, yukarıda aktarılan görseller de davalıya ürünlerin daha önce piyasaya sunulmuş olan giysi ürünleri ile aynı ve ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu görülmekte olduğunu, benzerlik incelemesi yapılırken genel görünüm prensibi dikkate alınacağından, genel görünüm itibarı ile aynı/benzer olan eski tarihli ürünler, davalıya ait ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşımadığını açık olarak göstermekte olduğunu, davalı ürünlerinde yer alan ayırt edici/belirleyici özellikler, daha önce piyasaya sunulan ürünlerde de aynen kullanılmakta olduğunu, açık olarak bilindiği üzere mezkur ayırt edici/belirleyici özellikler davalı ürünleri için teknik zorunluluk olmayıp tamamen davalı tarafın hacri alem ürünleri tescil etmesinin sonucu olduğunu, bu nedenlerle davalının tasarımında yenilik vasfı bulunmadığını, bir ürün herhangi bir parçasına veya bütününe ait tasarımın yeni ve ayırt edici olması halinde Sınai Mülkiyet Kanunundaki korumadan yararlanabilecek olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu “MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur" demekte olduğunu. Kaldı ki, anılan tasarımlar genel görünümleri itibarı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde çok benzer oldukları dolayısıyla iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalı şirketin endüstriyel tasarım tescil başvurusunda bulunduğu tasarımlar Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5686'ya aykırı, yenilik ve ayırt ediciliği bulunmayan tasarımlar olduğunu. bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer bir tasarımın böyle bir kullanıcı da bıraktığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık oluşuyorsa bu tasarımı, ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, bir tasarımın ayırt edici niteliğini tespit edilirken, başka tasarım veya tasarımlarla karşılaştırılması / kıyaslanması gerekli olduğunu, bir tasarımın ayırt edicilik bakımından diğer tasarımlardan göstermesi gereken farklığın derecesi belirgin bir farklılık olduğunu, davalı tarafa ait tasarımlar ile daha önce kamuya sunulmuş olanı tasarımlar karşılaştırıldığında davalı tarafa ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile diğer tasarımların böyle bir kullanıcıda bıraktığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunmadığını, sonuç olarak davalı tarafa ait tasarımlar yeni olmadığı gibi ayırt edici nitelikte de olmadığını, topluluk hukuku ile uyumlu olarak iki kademeli bir koruma testi öngören hukukumuzda, öncelikle tasarımın yeni olup olmadığı incelemesi yapılacak, eğer tasarım var olan diğer tasarımlarla kıyaslandığında kamuya sunulduğu tarihte yeni kabul edilir ise, ikinci aşamaya geçilerek tasarımın ayırt edici karaktere sahip olup olmadığının inceleneceğini, bir tasarımın yeni sayılabilmesi için 6 tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir olduğunu, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilecek olduğunu, ayırt edicilik değerlendirilmesi yenilik değerlendirmesine göre daha ayrıntılı bir araştırmayı içerecek ve tasarımın kendine has ayrı bir karaktere sahip olup olmadığının da belirleyicisi mahiyetinde olacak olduğunu, ayırt edicilik kriteri ile tasarımın farklı olması kastedilmekte olduğunu, bir tasarımın ayırt ediciliği sadece o tasarıma has, o tasarımı benzer tasarımlardan ayırt etmeye yarayan görünüme ilişkin özellikleri nitelemekte olduğunu, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, kriterlerin yanı sıra birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verileceği izahtan vareste olduğunu, bunun dışında da sonradan teşcil edilen veya kamuya arz edilen taşarımın öncekilerden “genel izlenim” bakımından belirgin derecede farklı olması gerekeceği, ayırt edicilik incelemesinde genel görünüme etki etmeyen ayrıntılar değerlendirme dışı bırakılacak olduğunu, davalı şirkete ait tasarımlar genel görünüm itibarıyla neredeyse daha önce piyasaya sunular ürünler ile aynı olduğunu, bazı küçük farklılıkların ise genel görünüme etkisi olmayan ayrıntılarda kaldığı görülecek olduğunu, Kaldı ki, dayalı tasarımlarının yeni olmadığından ayırt edicilik incelemesi yapılması dahi gereksiz olduğunu, arz ve izah edildiği üzere ve aktarılan kanun maddeleri uyarınca; davalı şirket adına tescili talep edilen tasarımlar yıllardır piyasada var olan bilenen kamuya mal olmuş harcı alem ürünler olduğunu, sonuç olarak harcı alem ürünler kimsenin tekeline verilemeyeceği, davalının mezkur hukuka aykırı tescilleri tekstil sektörü açısından tehdit niteliğinde olduğunu, bu nedenlerden ötürü dava konusu harcı alem tasarımların iptali ile dava konusu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın