11. Ceza Dairesi
İstenen defter ve belgelerin kaybedildiği ileri sürülerek ibrazından kaçınılması durumunda, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.11.1999 gün, 1999/11-273/288 sayılı kararında açıklandığı üzere, usulüne uygun tebligatın aranmayacağı cihetle, mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle 213 sayılı VUK'nun 359/a-2 maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle uygulamalı karşılaştırma yapılarak lehe olan hüküm belirlenmemiş ise de, 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin son fıkrasındaki, kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde asgari ücretin esas alınacağına ilişkin bölümün, maddenin değişik halinde yer almaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nun 50 ve 52. maddelerine göre seçenek yaptırıma çevrileceğinden, VUK'nun 359/a-2 maddesinin 5728 sayılı Kanunun 276. maddesiyle değişik hali lehe olduğundan, sonucu itibariyle doğru olan uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun objektif koşulları ile sanığın kişiliği gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden soyut bir şekilde "yasal şartları bulunmadığından" bahisle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın