11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/154 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelenmesine hükmedilmiştir. 2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 66.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın; açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğini ileri sürdüğü temyiz dışı faili meçhul bir şahıs ile ticareti neticesi aldığını ileri sürdüğü, davaya konu Halk Bankası ... Şubesine ait 05.04.2015 tarihli, 40.000,00 TL bedelli, 1768058 numaralı çeki temyiz dışı sanık ... ile birlikte cirolayarak katılan ...'a karşılığında bir miktar para ile altın almak amacıyla verdikleri, çekin katılan tarafından bankaya ibrazı neticesi sahte olduğundan şüphelenilerek el konulması akabinde başlatılan soruşturma kapsamında çek ile ilgili düzenlenen 16.05.2015 ve 08.09.2015 tarihli uzmanlık raporlarında çekin sahte olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu ile birinci ciranta imzasının sanığın el ürünü olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla sanığın temyiz dışı sanık ile birlikte resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık aşamalarda davaya konu çeki sahteliğini bilmeden kullandığı yönündeki beyanıyla atılı suçu tevil yollu ikrar etmiştir. 3. Mahkeme tarafından; katılan beyanları, sanık ve temyiz dışı savunmaları, kriminal rapor ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanığın bu kadar yüksek bedelli bir çeki teslim aldığı kişinin isim ve kimlik bilgilerinin bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilmekle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görüldüğünden temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/154 Esas 2016/163 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden Üye ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın