1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapılmış olduğunu, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmekte olduğunu, buna göre; mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin -------- vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ---------- bulunması şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, müvekkili Sicili Müdürlüğünün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru ...'e dava dilekçesi ve tensip zabtı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davaya yanıt vermediği görülmüştür. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK'nun 547 vd. maddeleri uyarınca --------- Şirketi'nin ihyasına ilişkindir. İhyası istenen şirketin sicil kayıtları celp edilmiş ve yapılan incelemede; davalı şirketin tasfiyesinin sona erdiği 20/07/2020 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının tasfiye suretiyle terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. İhya istemine konu, ---------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ---------- Şti olduğu, dava konusunun tazminat (İş Kazasından Kaynaklanan) istemi olduğu, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafından dava dışı ---------- Şirketi'nin ---------- E. sayılı dosyası ile tazminata (İş Kazasından Kaynaklanan) istemli davada, şirketin tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmesi nedeniyle davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi için ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin olunan şirketin --------- E. Sayılı dosyasında davalı olarak gösterildiği, davanın sonucuna göre şirket borcunun ortaya çıkabileceği, tasfiyenin ise şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olmaksızın tamamlanamayacağı ve ticaret sicilden terkin olunamayacağı sonucuna varılmakla; davanın kabulü ile ---------Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- sicil sırasında kayıtlı ----------- Şirketi'nin ----------- E. sayılı dosyası ile bu dosyaya konu yargılama ve verilecek kararın infazı ile ilgili yapılacak işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiyeyi tamamlamaksızın şirketin yetkilisi ve ortağı ...'ün (TC....) tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın