7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ele geçen eşyanın değerinin pek hafif olduğu gözetilerek cezada 2/3 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesine, verilen cezanın ertelenerek denetim süresini talep ettiğine, önceki cezası nedeniyle ihbarda bulunulmasına karar verilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 04.12.2013 tarihinde Sivas-Ankara güzergahında seyir halinde bulunan ... plakalı siyah renkli ... marka araçtan şüphelenilmiş, aracın ters istikamette kalması üzerine gözden kaybedilmiş, yapılan çalışmalar sonucu söz konusu aracın otogar içinde park halinde olduğu görülmüş, aracın dışından gözle yapılan kontrolde arka bagaj kısmında ve arka yolcu koltuğunda üzeri kartonlar ile kapatılmaya çalışılmış gümrük kaçağı sigaraların olduğu anlaşılmış, çevrede gerekli tertibat alınarak beklenildiğinde sanığın aracın şoför koltuğuna oturarak çalıştırması üzerine müdahale edilerek, Cumhuriyet Başsavcılığının arama ve el koyma kararına istinaden araçta yapılan aramada, toplamda 1555 karton kaçak sigara ele geçirilmiş ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık hazırlık ifadesinde suçlamayı ikrar etmiş, yargılama aşamasında ise bu ifadesini tekrar etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanığın sevk ve idaresindeki araçtan ticari miktarda kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle, aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları arasında lehe aleyhe kanun değerlendirmesinde; suça konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması halinde 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının lehe sonuç doğurabileceği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle, aynı Kanun'un beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları keza aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanığa, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezasında soruşturma aşamasında 1/2, kovuşturma aşamasında ise 1/3 oranında indirim yapılacağı ve soruşturma aşamasında ihtar yapılmaması halinde kovuşturma aşamasında hâkim tarafından ihtar yapılacağının talimat mahkemesince tebliğ edildiği ancak tebliğ ihtarında gümrüklenmiş değerin iki katını "tebliğden itibaren 90 gün içerisinde ödemesi" hususunda süre verilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 06.12.2013 olduğu, Sanık hakkında, aynı gün incelenen Dairemizin 2023/7412 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 21.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2014 olduğu gözetilerek, Sanığın bu dosyalardaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.... adına kayıtlı ... plakalı araçta gümrüklenmiş değeri 88.368,78 TL olan 1.555 karton gümrük kaçağı sigara yakalandığı olayda, suça konu kaçak eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile iadesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı, kayden araç maliki olan ...'in, aracı suç tarihinden önce ...'a sattığını beyan ederek satış belgesini sunması, sanığın ise aracı kiraladığını söylemesi karşısında, ...'un adresi tespit edilerek usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesi, davaya katılma hakkı tanınarak varsa kira sözleşmesinin ibrazının istenmesi, suç tarihi ve öncesinde trafik cezası olup olmadığı, gerekirse kolluk marifetiyle aracın kim tarafından kullanıldığının tespitinin ardından malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın