7. Ceza Dairesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın kullandığı araçta yapılan aramada kaçak akaryakıt ele geçirildiğinden 5015 sayılı yasanın ek 5/1.maddesi ve kaçak hap ele geçmesi nedeniyle de 5607 sayılı yasanın 3/5.maddesi uygulanarak ayrı ayrı ceza tayin edilmesi gerekirken, eylemler tek suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, yine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gerekçe olarak gösterilen sanığın adli sicilindeki kayıtlardan birinin, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'dan kaynaklanması ve karşılıksız çek keşide etmek eyleminin, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılmış olması, diğer iki kaydın ise mahkumiyet kararı niteliğinde bulunmayan açıklanması geri bırakılan hükümlerden ibaret olması nedeniyle engel oluşturmamakta ise de; zararın sanık tarafından giderilmemiş olması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nıın 231.maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamış ve dava konusu nakil aracı hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması, Yasaya aykırı olup. sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. uyarınca; TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının çıkartılarak, yerine "sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesine, diğer kısımların ise aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Gümrükler Genel Müdürlüğünün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle aynı husus EPDK içinde söz konusu olup mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan yine sanığın adli sicilindeki kayıtlar da engel oluşturmadığından CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması yerine çoğunluğun verdiği düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap