7. Ceza Dairesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında 20.09.2010 tarihli iddianame ile 466.000 TL parayı zimmetine geçirdiğinden bahisle dava açıldığına ve katılan kurumun kanuni soruşturma raporunda ve yargılama aşamasındaki dilekçelerinde zimmet miktarının 591.960 TL olduğunu belirtmesine ve bu hususta suç duyurusunda bulunmasına karşın Cumhuriyet Savcılığı tarafından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğine göre, banka zararının 466.000 TL olarak kabul edilmesi yerine dava konusu edilmeyen miktarda zimmete dahil edilmek suretiyle tazminata hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, katılan banka zararının 466.000 TL'ye, nispi vekalet ücretinin 29.490 TL'ye, nispi harcın 31.832 TL'ye indirilmesi hükmün sair kısımları aynı kalmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sair kısımlarının aynen bırakılmasına, 31.832 TL nispi onama harcının sanıktan alınmasına, 17.12.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temel ceza tayin edilirken sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gerekçe gösterilerek teşdiden ceza verildiği halde, TCK'nun 43.maddesinin uygulanma koşulu olan aynı kanun hükmünün birçok ihlal edilmesi ve sanığın çok fazla olmayan eylem sayısı gerekçe gösterilerek arttırım yapılırken de teşdit uygulanmasının yasaya aykırı ve bu nedenle hükmün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın