7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği, sanık tarafından çöpler temizlenirken sadece çalıların uç kısımlarının kırıldığı açık olduğu halde sanığın eyleminin ne şekilde açma olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığına, sanığın yangın çıkması halinde ormana sıçramaması için çalılar arasındaki çöpleri temizlediğine, sanık tarafından yabani zeytin ağaçlarıyla ilgisi bulunmadığı belirtilmiş ise de, sanık lehine delil araştırılmadığına, 3573 sayılı Kanun'un değerlendirilmediğine, ağaçların aşılanma süresinin tespit edilmediğine, bilirkişi raporuna itirazın değerlendirilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın evinin yanındaki orman alanında açma yaptığı ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, orman sınırları içinde yeni kesilmiş çalılar olduğu ve açma yapıldığı, açma yapılan alanda fidan dikilmek üzere beş adet çukur olduğu, 13 adet aşısız, 15 adet aşılı zeytin fidanı bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmeyerek, orman olduğunu bilmeden pislikleri temizlemek amacıyla çalıları temizlediğini, beş adet ağaç dikeceğini, Orman İdaresi memurları geldikten sonra çukurları kapattığını, işgal ve faydalanma var ise kendisinden önceki sahipleri tarafından yapıldığını beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, diri örtünün tahra, kazma gibi küçük el aletleri ile kesildiği, 15 adet yabani zeytin ağacının aşılanacak hale getirildiği, 15 adet zeytin ağacının ise muhtelif tarihlerde aşılandığı, yeni açma yapılan sahanın beş dekarın altında olduğu tespit edilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine 6831 sayılı Kanun'un "9391" maddesi olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (5) numaralı bendinde yer alan "sanığın adlî para cezasını ödemesi için aylık 24 eşit taksit belirlenmesine" ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap