11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, ATK raporuna göre ceza verildiğini, ...'nın ifadelerinin çelişkili olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Şikâyetçi ...'nın ...6.İcra Müdürlüğünün 2015/5026 sayılı takip dosyasındaki senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ...'ya herhangi bir senet vermediğini, ciranta ...'ı hiç tanımadığını, senedin sahte olduğunu beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; yapılan kriminal inceleme neticesinde şikâyetçi adına atılı bulunan imzanın ve borçlu hanesindeki yazıların sanığın eli mahsulü olduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi ile ...'nın da ifadesinde suça senedi ...an aldığını beyan ettiği somut olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2.Sanık savunmasında; senede kesinlikle imza atmadığını, senet düzenlemediklerini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.08.06.2015 tarihli kriminal raporda; senedin ön yüzündeki tanzim yazılarının ve arka yüzündeki ... ile ilgili yazıların ... eli mahsulü oldukları, ... ...ile ilgili yazıların ... ...eli mahsulü oldukları tespit edilmiştir. 4.17.08.2015 tarihli kriminal raporda; senedin ön yüzündeki ...'nın el ürünü oldukları kanaatine varılan yazılar dışındaki borçlu Ramazan adına atılan iki adet borçlu imzası ve tanzim yazılarının sanığın eli mahsulü oldukları kuvvetle muhtemel görülmüştür. 5.12.04.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda; senetteki imzaların sanığın eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır. 6.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurların tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge aslının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık nitelikleri bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için de, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; sahtecilik suçuna konu senet aslının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, suça konu senet üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, Türk Ticaret Kanunu’ nda öngörülen bütün unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmadığının anlaşılması karşısında; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2.Katılan ...'nın kovuşturma aşamasında, davaya konu senedin tanzim tarihini ve vade tarihini doldurulduktan sonra icra takip işlemi yaptığını söylemesi karşısında; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, borçlu ve kefil imzaları dışında senet metninde bulunması zorunlu olan diğer tüm unsurların sanığın imzalayıp teslim ettiği sırada bulunmadığının, icra takibi yapıldığı aşamada tamamlandığının anlaşılması nedeniyle, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; a.Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezasının ''kısmen veya tamamen'' infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarı yerine, cezanın infaz edileceğinin ihtarına" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesis edilmesi, V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/320 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın